Çocukken babam manifaturacıya götürürdü, biz de kumaş seçerdik. Annem, kıyafetlerimizin modelini tasarlar, kalıp oluşturur, bayram kıyafetimizi (Nevşehir ağzıyla bayramcılığımızı) dikerdi. Biz de küçücük ellerimizle teyel yapar, dikiş bitince teyel sökerdik.

Annem her Ramazan ve Kurban Bayramı arifesinde ellerimize kına yakar, eski çorap giydirirdi. Heyecandan uyuyamazdım. Rüyamda kınamın renginin elime çıkmadığını görür, çok üzülürdüm. Sabah olup buruş buruş elimi yıkarken ne çok ağlardım. Bayramcılığımı giyip kıyafetime uygun kolalı kurdelalarla annem saçımı süsleyince çok mutlu olurdum.

Babamın günler öncesinden bayramcılığıma uygun renkte aldığı bayramcılık ayakkabımı giymek için sabırsızlanırdım. Bayram namazından gelen babamı neşeyle karşılar, başta annem olmak üzere büyükten küçüğe sıraya girer, babamın elini öperdik. Annem her bayram misafirlere ikram etmek için su böreği, baklava, sütlaç, meyve suyu yapardı. Her bayram babaanneme, anneanneme su böreği ve baklava yapar, bayram hediyelerimizle birlikte götürürdük. Büyüklerimizin ellerini saygıyla öperdik.

Harçlıkları kapınca kendimi dünyanın en zengin insanı zannederdim. Şimdi de dünyanın en zengini hissediyorum kendimi.

Bayramı bayram yapan çocukluğumuzdaki duygular.

Bayramı bayram yapan ailemizde gördüklerimiz.

Bayramı bayram yapan gelenek ve göreneklerimizdir.

İyi bayramlar…

22.08.2018

Reklamlar

Bir Cevap Yazın