Evvel zamanda, yoksullar handa, beyler konakta yaşarmış. Buna öfkelendim, bir hayli söylendim. Aldım başımı, düştüm bir yola. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, soğuk sular içerek, altı ay, bir güz gittim. Karşıma çıktı bir Derviş. Dedim Derviş amca bu ne iş? Kuru idim ıslandım, sel beni neyler? Bulut oldum uslandım, yel beni neyler? Vay gidi dünya, kimi güler, kimi söyler… Neyse sözü fazla uzatmayalım, masaldır bunun adı, dinlemekle çıkar tadı. Bir zamanlar, şirin bir kasabada yaşayan Sırma isminde bir nine varmış. Sırma Nine; tonton yanakları, şeker tadında sözleri ve şükür duaları ile bilinir, herkes tarafından çok sevilirmiş. Kasabanın çocukları da Tonton Nine diye seslenirlermiş. Yalnız yaşayan bu Tonton Nine’nin bahçesinde verimi çok az bir kiraz ağacı varmış. Ama Tonton Nine, bu durum karşısında hiç üzülmez ve hep “Allah’ım şükürler olsun,” dermiş. Olan kirazları da çocuklara dağıtırmış. Tonton Nine’nin evinin karşısında bir de yaşlı komşusu varmış. Sadri Amca pek huysuz ve de cimriymiş. Bahçesinde kocaman yeşil erik ve kıpkırmızı elma ağaçları varmış. Fakat kimseye vermezmiş.  Bir gün Tonton Nine’nin yanına gelen çocuklar, karşı bahçedeki meyveleri görmüşler. Canları çok istemiş.  Tonton Nine, çocuklar için Sadri Amca’ya seslenmiş:  “Çocukların canı meyve çekmiş. Bahçenden biraz alabilirler mi?” demiş.   “Olmaz, zaten az meyve oluyor, hem ağaçlara da zarar verir o yaramazlar,” diyen Sadri Amca kaşlarını çatarak izin vermemiş.  Oysaki bahçede bir mahalleye yetecek kadar meyve varmış ama cimri Sadri Amca, bir tane bile vermemiş çocuklara. Bu cevaplar karşısında üzülen Tonton Nine, Sadri Amcaya şöyle demiş:  “Bahçen meyve dolu, lakin gönlün yoksul. Oysa paylaşılan bir meyvenin tadı çok daha hoştur. Paylaşılmayan meyvenin ise tadı yoktur,” demiş.  Aradan aylar, mevsimler geçmiş. Ve yine meyve zamanı gelmiş. Kuşların cıvıl cıvıl ötüştüğü, bir sabaha şükürle uyanan Tonton Nine pencereden dışarıya bakmış, “Aman Allah’ım,” demiş ve gözlerine inanamamış. Ardından bahçeye çıkmış. Bir de ne görsün? Her yer kiraz doluymuş. Bir sepetlik kiraz veren ağaçta, bir mahalleye yetecek kadar kiraz olmuş. Tonton Nine şaşkınlık içinde yine “Şükürler olsun Allah’ım,” demiş. O sırada Sadri Amca gelmiş. Yüzü asık, morali bozuk bir halde, Tonton Nine’ye şöyle demiş:  “Bu sabah uyandım, bahçeye çıktım. Bir de ne göreyim? Her yıl onlarca meyve veren ağaçlarda meyve yok. Bahçemi hiç böyle görmemiştim, içim acıdı. Ben şimdiye kadar meyvelerim için hiç şükretmedim. Hep daha fazlasını istedim. Kimseyle paylaşmadım. Sonra aklıma senin söylediklerin ve çocuklar geldi. Ne kadar büyük bir yanlış yaptığımı fark ettim. Keşke ağaçlar meyve verseydi de herkese dağıtsaydım. Varlığa şükretmediğim için Allah beni yoklukla imtihan ediyor şimdi,” demiş.  Tonton Nine gülümsemiş ve cevap vermiş.  “Üzülme, sen de paylaşmanın ve şükrün önemini öğrendin. Biz bir veririz, Allah binlerce verir,” demiş.  Gayri geldi güz, tükendi söz. Avuçlarımda kırmızı kiraz, isteyen herkese de var biraz.                          NURŞEN YAYLA  #masallarülkesi2📚

Reklamlar

Bir Cevap Yazın