Site icon KÜNYE ONLİNE

AĞLAYAN MABETLER

Reklamlar

SÖZ:HALİT YILDIRIM, YORUM:NİYAZİ GÜDAY

Ağlayan Mabetler

I
Bir mabet ağlıyor Kenan İlinde
Sarsılıyor mihrabı
Hüzün yankılanıyor minaresinden
Sükût diliyle beş vakit
Susuyor zaman bir ölüm sessizliğiyle
Susuyor kanat çırpan kuşlar
Kapısında bir kilit
Minberinde bir zincir
Secdegâhında namahrem ayak izleri
Pencereleri açılmış kuyusuna Yusuf’un
Kenan illerinde rüzgârlar
Yakub’un hüznünü dağıtıyor yürekten yüreğe
Bir mabet ağlıyor
Ağlıyor sessizce

Bir mabet ağlıyor Yebus’ta
Yere düşüyor asası Süleyman’ın
Yanmış kanatları Hüdhüd’ün
Tutulmuş dili
Anlatmıyor Anka’nın efsanesini
Yıkılmış Belkıs’ın tahtı yüzüstü
Tüm kuşlar unutmuşlar lisanlarını
Karıncalar şaşkın
Vahşette yarışa girmiş insancıklar
Çölün en yırtıcı mahlûkları utanmış
Musa’nın kavmi yine isyanda
Yine takılmış Samiri’nin peşine
Sokmuşlar Tevrat’a zulmün gölgesini
Filistin ağlıyor
Gazze ağlıyor
Ve bir mabed ağlıyor

II.
Bir mabet ağlıyor Kudüs’te
Ses veriyor bir başkası
Ta ötelerden
Boynunda asılı çanlar ile kan revan
Ben Kurtuba’yım diyor
Mihrabında medeniyetin demir kafesleri
Tarık Bin Ziyad perişan
Çökmüş El Hamra’nın üzerine
Yaktığı gemilerin külleri
İbni Rüşd suskun
Evrensel değerler duvarlarında tablo tablo
Ölüm marşını çalıyor orglar
Birbirine karışıyor hıçkırık sesleri

Bir mabet ağlıyor adı Mescid-i Aksa
Ses veriyor bir başkası
Hemen yanı başından
Kapısında kilit
Soyulmuş mihrabı
Duvarlarında tırnak izleri
Ben diyor ey kardeşim Mescid-i Aksa
Ben garip Ayasofya

Ve gürlüyor Mescidi Ekber
Elinde “Ağlayan Mabetler” yazan bir kitabe
Karalar içinde mahzun
Ruhu mahpus Kâbe

Ey ümmetin fertleri!
Ey gaflet uykusuna dalan miskinler!
Kalkın!
Silkinin!
Doğrulun!
Artık ağlamasın mabetler

Halit Yıldırım

Araç çubuğuna atla