Zamansız geçiyor kuşlar

yüreğimin istasyonundan 

Sevda sürgününe

gönderildiğim şehirlerde yoruldum . 

Kırgınım artık avutmuyor beni kimsenin şiiri

Birçoğu yıpranmış eşyalarla dolu olsa da

boyası gitmiş vagonların 

Bir elinde  gazete parşömeniyle 

sarılmış leylaklar, 

bir elinde hatırlanmayan yerlerin haritası

Mesafelerin kömür karası olduğu 

bir şehirden geliyormuş delikanlı

Yeni İstanbula  ve sevgilisine 

kavuşmak ümidiyle

ayak ucuna basa basa 

bir inançtan ibaret olan

sokaklardan geçiyormuş.

Bilmiyorum  

Kim, neyi, neden arıyormuş?

Ah, kalbim

sen niye neşelendiğinde bile ağlarsın!

Süzülüyor kızgın esintisi 

rüzgarın kamburundan 

Avuçlarını aç emanet edeceğim

üzerime devirdiğin yüklemleri 

Ağlamakla geçen günleri yıkadım 

süregelen vakitlerden fırsat buldukça

Yeni yastıkları eski kılıflardan kurtardım . 

Siliniyor , seğiren güneş dağın gölgesinden 

Zorla yutulan bir lokmadan ibaret yaşam

Hangi anının koynunda gülüyorsun?

Gözlerinden unutmaya başlıyorum 

utangaç geçmişleri ve 

gülüşlerimi sayan hali yorgun zamanları

Ceren Gülüm Şahin

Bir Cevap Yazın