cilalanır ruhum ruhunun doruklarında

yağmurlar yağar İstanbul sokaklarında

bir kaya daha çatlar yokluğunda

yuvarlanır verdiğim şansları toplayıp da

boşuna aranıp durma boşuna boşuna!

çıkar yarimin kelebeğini

bir kalbin dağılışındaki öz, eser silinirdi

gün ışırken iyiden iyiye, yaşardı sığıntı gibi

gene yıkıntıyı sağardı, içince bir baş dönmesi

başını omzuma yaslama boşuna boşuna!

sen de bana onu sorma

çekilirken insanlar sevinçten dramaya

yakardı boğazımı gözyaşlarını yudumlayınca

sırlarını odalarda sakla

içimde yanan ateşi söndürme boşuna boşuna!

Bir Cevap Yazın