sonunda yalnızdım
perdelerinden kaldırdım
üşümüş yalnızlığıma dokundum
içim üşüdü
ellerimden döküldü
üşüyen çoçukluğum
seneleri metrajı bozuk
Projektörden akıtırken
tek tek izledim
hangi kırık
hangi acı
hangi kör bıçak
yalnızlığın dehlizlerinden
ebeledi
bulamadım
seçemedim
hepsi bir ölüm
hepsi bir intihar
yalnızlığım
sokakları dolanmaya başladı
ben peşinden süründüm
yanından geçtim
tanımadı
görmedi
duymadı
yalnızlığım ve ben
tanış bile olamadık
yaralarımdan
öpemedik
karanlık bir sokağın
titreyen lambasında
mazgallara el verdi
suya kanat
uçup gitti
yalnızlığım bile
terketti
ben şimdi içime bile
yabanım
SİBEL KARAGÖZ

Bir Cevap Yazın