Kötü mü dedin / Bırak kötü kalsın / Sen iyi olmaya çalış / Kötü ise kendinden utansın

*

Kimi eve / Kimi köye / Kimi ilçeye / Kimi İl’e fazla gelir / Ne ile mi, yaptığına baktığın ile

*

Dedim: Nasıl biri? / Dedi: Kaba saba / Dedim: Ne demek? / Dedi: Anlasana

*

Rüyada yazılırmış en güzel şiirler / Demek bunlarmış özel defterdekiler / Toplasan zor bir iki, üç, dört, beş eder / Ya gerisi mi? Onlarda şiir olsun diye şiirler

*

Pazardan kimi sabah, kimi öğlen / Kimi akşam vakti, meyve sebze alır / Kimine de çöpe dökülenleri toplamak kalır

*

Ey rüzgâr biliyorum, bugün farklı esiyorsun / Aldığın emaneti neden hemen vermiyorsun / Dedi: Emanete hıyanetlik olmaz bizde / Lakin sen de sabırlı olup, birazcık izle / Peki: Her nereden gelmişse selam / Aleyna ve aleyküm selam

*

Bazen bir iki maddedir hayattan beklenen / Cimri davranır ve öldürür onu bile vermeden / Haydi, çok tamahkâr olanları anladık / Dünyayı versen promosyon olarak ahireti ister / Ama hiç olmazsa mütevazı olanlara veriver / Ey hayat!

*

Selam mı dedin be hemşerim / O da nedir ki? /

Versem almaz alsam vermez / Dibinde yok ise insanlık / Suya atsan kök salmaz

*

Aklın fikrin başındayken / Henüz gençlik yaşındayken / Daha işin başındayken / Kıl namazı kıl namazı / Sonra olmasın diye acı / Çaresi kılmak namazı

*

Çocuktu büyüdü hayata atıldı / Bazen hüzne bazen neşeye katıldı / Dedi: Çok özledim o baba evini / Beraber olmak güzeldi

*

Kadere gösterirsen rıza / Ahirde en aza düşer arıza / Eğer kadere olursa isyan / Hiç eksik olmaz arızan / İnan evlat buna inan

*

Alo derdik arada, ederdik bir hasbihal / Şimdi o da kesildi, bilmem ki ne hal?

*

Dedi: Hayat sana güzel / Dedim: Hayat herkese güzel / Lakin insanoğlu rezil eder / Ne doyar ne doyurur / İmkân bulsa kefenin cebini doldurur

*

Kolay değil tanımak insanı / Çünkü şaşırtır bazen son anı

*

Gereksizmiş meğer o kadar düşünce / Bitiyormuş vefa, sen yükselip ben düşünce

*

Ey Mahir, sanma ki biliyorum her şeyi / Nice bilenler vardır senin bilmediğin şeyi

*

Çeşit çeşit günah işledik / Bir ömrü böyle hiçledik / Ah bir başa dönebilsek dedik / Lakin nafile… Bilemedik

*

Uçup gitmişse elden / Boşunadır dövünmen / Anlatabildim mi bilmem / Şu gelip geçen dünyada

*

Kimi elma sever kimi ayva / Memlekette var her çeşit meyve / Allah kullarına çok nimet vermiş de / Lakin yine de kavgalar olur bölüşümde

*

İnsanlar, senle konuşurken ayrı / Benle konuşurken ayrı / Ne zaman olur ikisi de aynı / Kalmadı artık ümidim gayrı

*

Zulüm eyler mazluma göstermez bir gün / Sonra da çıkar, masumları oynar her gün / Ya Petrol Şeyhleri / Onlarda kuyruk olur dün bugün / Peki birlik olan / Gavurlarda tamam / Müslümanlarda ne mümkün

MAHİR ODABAŞI

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın