taş blokların soğukluğu dizilmişti

grinin elli kollu titreyen ışıkları

resimler çiziyordu

ben beni bulamıyordum

bu kırılgan yansımalar

bu sayısız siliniş

bendeki beni,

gölgede ki yeli

süpürüp silip,

boşluğun grisine çalıyor

ben de bir taş bloğun

sırtında,

sırtımı bir gri boşluğa

bırakıyorum,

yalnızların gri bulutları

çarpışa, döğüşe

yağıyor yağıyor

bir insan ıslatmadan

taş taş

blok blok

hücre hücre

iplik kumaş

iğne makas

dokunmadan, incitmeden

grileşe soğuya

insan insan yürüyor

öznel bir yalnızlığın hamalıyken,

soğuğun en grisini taşırken.

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın