o dağdan bu ovadan

daha başka, bambaşka

eteğinde dünya taşır

belki dünya eteğinden taşar

kaynar emaye kazanlarda

çivide basılmış tüm kirli çamaşırlar,

kaynar isli odun yaşı

ağrılı sancılı başı

yur yüreğin taşını

iki kalem kaşı

ezelden eğri çizilmiş

düğmesine basılmış

ayaklar,

dikişleri sökülmüş aldan entarisi,

baştan aşağı keder,

iki kuşkulu bakış

isli yaşları ağırlar

yündür akdan,

yuduğu,

yaşamaktır eğirdiği,

tüm kirletilmişliğe isyandır

içi dışı yıkamak,

kah sabun köpüğü

kah göz yaşı serinliği

yaftası kadınlık,

künyesi çamaşırcı.

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın