Zamanım tükeniyor kurmaca değil,
saatler eriyor hatırladın mı meseleyi.
Bu labirent umulandan fazlaca derin.
Girince çıkamıyorsun, yitip giden o bilince nefretin çıkarı yoksul, aldığı ne ki birkaç insan dilinden hallice, doluyorsun sus.
Gel dinle ! Sendin yapan, ne?
Ben bu adamı tanımıyorum, müdür yok burada derdin ne? İş bitince ya kendinden oluyorsun ya da kendinle.

Bir yanımda hatıralar
diğer yanımda kararınca deli,
beyaz önlük yaka paça.
Sanki aklı olan kim varsa kaçmış yanından şüphesiz, geçmiyor fiyakan.
İsterdim ki herkes zararıyla sevilsin bir şişe bira ya da bir kadeh şarap gibi. Alınma ama satılmaksa fiyata bakar. Neyden bahsediyorsun? Vitrindekiler.

Genç adam sokakta, bir iki el cebinde
üç daha eve dönmemiş sıkabilir cesaret dolu ya ondan, bazen aklıma geliyor o aptallıklar, sahte adamlar sahte kadınlar keşke gençliğimi gazete kağıtlarına sarabilseydim göremezlerdi, bütün olanların faturasını bana yazamazdı o zaman, sadece içer giderdik masumca değil mi?

Vitrindekiler dışarıda ,herkes hırsız.
Kırılırsın çocuk kırılırsın uzak dur.
Cadde boyu yürü hepsi birer tılsım.
Geri dön aradığın şey fazla ortalık.
Vitrindekiler dışarıda ,herkes hırsız.
Kırılırsın çocuk kırılırsın uzak dur.

Tabelalar kör ediyor parlak belalar.
Hiçbiri içini ısıtmaz güneşi
bekleme, oradan doğmayacak.
Tek kaldın semtin orta yerinde aklındakiler bu mahalleden mi? Sanmam. Genç adam kaybetmiş.

Ait olduğun yer asla burasıyım demez, söz geçiremediğin o aşkın gibi, adımların öylesine aynısı gibi.
Yürü genç adam, genç kadın yürü.
Çalacak bir kapı illaki bulursunuz.

Vitrindekiler dışarıda ,herkes hırsız.
Kırılırsın çocuk kırılırsın uzak dur.
Cadde boyu yürü hepsi birer tılsım.
Geri dön aradığın şey fazla ortalık.
Vitrindekiler dışarıda ,herkes hırsız.
Kırılırsın çocuk kırılırsın uzak dur.

~Dipnottakiler

Bir Cevap Yazın