Uzay kafesi havasız,saman yolunda.
İçinde gezegenler,dar nefes alamaz.
Çektikçe yıldızları,soluk soluğa kalır duvarlar,biraz ilgi yıkıyor içini hayran.
Bir dilek uğruna,yalnızlığı göze alıp.
Düşer gözden kaybolur,ayılmaz.

Dileği oraya kelebekler koymak.
Koca gezegenler,tutup sevemedikten sonra neye yarar,beni burada tutup sevemedikten sonra,seni burada tutup sevemedikten sonra.
İncitmeden,içer miyiz
bir bardak daha,doldur.

Uzay kafesi derin derin nefesler içinde, döküyor içindekileri.
Bulutlara ah gökyüzü kapkara.
Yapayalnız yoka varsın hiçe bir.
Uzay kafesinin müşterisi çok.
Satmıyorum yine de,
darda kalsam da.

Tanımıyorum bu tipleri,
bana yabancı.
Hepsinin derdi var gelip anlatırlar
sonra,sonraysa dostum,
Duvarları yazılarla kaplatmak istiyorum,belki bir iki tabela
daha yeni yollar.
Dışına içinden daha çok önem veriyorlar.

Kapalıyız uzun zamandır,her gün biri soruyor,işler eskisi gibi değil.
Bende işletmekten yoruldum
inanmış gibi yapmaktan.
Gelemezsin azara,o müşteriye.
Uzay kafesini açarken gençtim.
şimdi batmak üzere.

Dokundukça soğuk, herkese bir bardak daha,yalan benden olsun.
Görünüşte her şey yasal ama ruhları illegal, yedikçe damga ve yasak benim diyorlar.

Bir çete hatırlıyorum,maviliklere süren sahi,sen onları gördün mü
çocuk,onlar da uğramaz oldu.
Dumana boğarlardı buraları.
Ne oldu onlara…

~Dipnottakiler

Bir Cevap Yazın