Fesatlık yeşermiş çökmüş buraya,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.
Fırsat bulan tuzu basar yaraya,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Bel, sırtından inmez ne akşam, sabah,
El suyunu keser, alsa da bin ah,
Yalandan ant içer, söyler ki vallah,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Kimi tarla sürer, çidar’ı yutar,
Kimi gece kuşu, gündüzün yatar
Horozsuz köylerde tilkiler öter,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Bir bağ ot yok, sabah balya ot satar,
Haramla toplanan helali yutar,
Evde yansa, göz de çıksa, keyf tutar,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Tırpan, orak ile diken biçerler,
Kurtlu suyu mendil ile içerler,
Yılan, fare, akrep, basar geçerler
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Köyün tek bakkalı, mecbur olurlar,
Pahalı satsa da ondan alırlar,
Şehre alışamaz köyde kalırlar,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Benden yana helal ettim hakkımı,
Lavaş pişer, koku alır aklımı,
Bastırırım döymeç, helse tutkumu,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.

Komşularla ekmek böldük, su içtik,
Yonca, buğday ekip, tarlayı biçtik,
Emircan’ım, gayri köyden vaz geçtik,
Bu köyde durulmaz gayri giderim.
5.2.2021 Emir Şıktaş Çidar/iki tarla arası sınır,
Döymeç, Helse/yöresel yemek adları

By emircan

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın