Gözünün içine baka baka
Bir tomurcuk gibi büyütürsün
Unutursun yaşamayı
Unutursun zamanı
Unutursun
Sonra bir gün gelir
Kıyamadığın kıyar
Hem de kurşunsuz koşulsuz şartsız
Tek bir sözle
Tek bir bakışla
Öylesine değil öyle öldüm
Ölürsün kansız hocasız duasız mezarsız
Ete kemiğe bürünmüş
Ayaklı elli konuşan dinleyen
Bir ölü
Yüreğinden vurulmuş
Bir ölü
Öylesine değil öyle öldüm
O son sözlerini dün hasta yatağımda
Bir kez daha duydum
Damar yolu açan hemşirenin
Acıyan gözlerin de konuştular
Öyle konuştular Kİ
Bir kez daha öldüm
Öyle değil öylesine öldüm
Sağır edercesine tekrarlandı
Tekrar tekrar
Kapattım gözlerimi duymayayım görmeyeyim diye
Beynimin dehlizlerinden bembeyaz atla
Savurdun beni
Öyle bir çıktın ki öylesine değil
Bembeyaz düş yakamdan düşmedi
Kişneme ama öyle bir kişneme ki
yılları almış koltuk altına bağır bağır bitmedi
Kişnedin öyle kişnedin ki öylesine değil
Öyle değil öylesine öldüm
Ölü bedenim zangır zangır titredi
Açtım gözlerimi dağılsın bembeyaz düş
Acıyan gözler içime işledi
Öyle değil öylesine öldüm
En derin kuyular ağladı ama sen yoktun
Bir kez daha öldüm ama öylesine değil
Öylesine değil öyle öldüm
Sibel Karagöz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın