Annem…
Dağların ardı iyi, hoş
Eteklerin boyu gülüstan
Konuştuğu an bir anlık hoş dünya
Benden yarım yaş daha büyük ablam
Sofrası daha hiç bilmediğimiz derde deva
Bugünde onun şerefine…
Kadın ne çok dert çekti…

Annem…
Tencerede kaynattığı yarmalara dualar karıştı
O güzel bakışlarında bereket
Gelini yanaştı yamacına
Gündüzler kapımızda dikilirken
Sarımsak kokusunun yanı sıra
Açılan kapının ardından babam
Çay sefasına dert ortağı
Hanımın eli elimde gonca
Annemin gözleri süsen yurdu
Ve annem yutkundu
Çok konuşulacak şeyler var
Hoş…

Annem…
Bugün şiirlerde, destanlarda sana
Ben kasidelerin çayır çimeninde
Yanyana durduğum hanımın dudaklarından bir yudum alınca
Tut beni kaybolurum, hoşuma gider
Ki ayıptır…
Damarıma âşkımı kazıdım babam da ömrünü verdi
Çok mükemmelsiniz…
Ben kahverengi gözlerde öyle yok oldum
Garip babam annemin gamzelerinde ne hoş
Sırf bu yüzden dün uyku tutmadı

Annem…
Sarımsaklı yoğurdu yarmayla dans ettirdi
Hele ki dışarısı çok soğuk
Bir öğlen vakti namazında tesbih muharebesinde
Selamın, niyazın ardınca
Ak düşen saçlarına kitaplar yazılacakken
İşte bu güzel insan bahara yadigar
Muhteşem…

Sokakların ayrı bir derdi hayatların ayrı bir gamsızlığı olur ya
Evet pür dikkat dinleyin beni yerin yurdun arsız belaları
Bu güzel kadın bir memleket kurdu
Yalanlarınız pek usturuplu değil mahşerin evlâtları
Bu kadın bu sersem dünyaya bir can verdi
Bu kadın Cumhuriyet…

Annem…
Adım başı Hürriyet
Bir endam memleket…
Bu güzel insan varlığın vesilesi
Bir gencin yiğitliği bir hanımefendinin özü, kimliği
Annemin ayağı cennetten kaydı yurduma düştü
Bir Doğu Anadolu kokulu, acun kadar görkemli
Reis…

Annem…
Bilmediğim ilimlerin alimi
Bildiğim bilimlerin hâkimi
Cümlemin yüklemi, öznesi
Gözlerimin özlemi
Sıladan kalan yurdum…

O kaşa, göze kurban…
O cümlelerde dirildim
O sözlerde var oldum
O gözlerde damat oldum
O dileklerde hayırlı evlât oldum
Olmak vesilem, olmamaktan vazgeçişim
Unuttuğumun hatırı niyetine
Gamzelerinin hürmetine hoş geldim…

Mübareğin kızı bir adam sevdi
Şahidim var adam koca cihanın temeli
Bir rütbe verdiler zırnık ulaşamazsın
İste bir o kadar olamazsın
Çabalasan boşa gider bu devirde
Mübareğin kızı anlıyor sevdadan…

Vay ben o dilin kölesiyim
O sözlerin kulu, divanesiyim
Mübareğin kızı ne etti bana?
Bir sabahtan bir akşama
Bizim evde 3 Mecnun 1 Leylaya müptezel…

Aç kapıyı bezirgân başı
Ne alırsan maşuğu bize bırak
Sana Halil İbrahim sofrasını verseler yurduma sataşırsın
Ekmeğin başını verseler yoğurt sorarsın
Ki yoğurt verseler yurduma sataşırsın
Aç kapıyı bezirgân başı kapının ardında kalasın

Mübareğin kızı bir sevdaya düştü
Ne sevdadır gardaş dedem onay verdi
Ömrüm billah gözükme gözüme bezirgân başı
Ne alıyorsun, ne veriyorsun, boşa yaşıyorsun
Yaradan âşkı yarattığında sen cehenneme valiydin
Ey sefilin seni doğurtanın aklı nerede?
Hadi o sefildir senin amacın ne?
Az tövbe et bak millet ne yapıyor?

Bu yaşıma geldim geleli bir güzel sevdim, öf of…
Hanıma ana, bana abla, eşine oba
Gökteki güneş mahşerde sönene dek el beği
Kaşımda, gözümde, gamzemde begüm
Kılavuzumda, yolum yordamım da nigar
Sevdamda sarhoşluğum ki ayılamam
Şerbetlerle cihan hülyam
Mübareğin kızı….

Anacığım gözümün kahvesi
Neşemin işvesi
Çok güzelsin…

Aykut Barış Çelik

Reklamlar

Bir Cevap Yazın