Site icon KÜNYE ONLİNE

Yolumun Üstündeki İnsanlar

Reklamlar

… Saat 9’a doğru arkadaşlarımla ayrılmıştık. Bugün çocukluk arkadaşım kendini iyi hissetmediğini söyleyerek benimle çıkmak istememişti. O yüzden durağa doğru tek başıma ilerliyordum .Yurttan arkadaşlarım da bugün ki sohbetimizde ,benimle beraber gelmişlerdi fakat onlar biraz da farklı yerde zaman geçirip 22:30 arabasına yetişeceklerini söylemişlerdi. Hava soğumuştu iyi ki siyah-mavi etnik desenli çok sevdiğim pançomu sırtıma almışım dedim kendi kendime . Içeri sıcaktı oysaki ,bu yüzden de bitmeseydi keşke dedim sohbet. Yavaş yavaş yürüyordum, üzerine tartıştığımız ayetin güzelliğinden olacak ki tekrar düşünürken fark ettim ; düşersem diye ellerimi cebimden çıkardım . Durak sakindi zaten akşamdan sonra 22:30 da ana baba günü gibi olduğuna şahit ölmüştüm . Biraz sevindim ayakta gitmeyeceğim için.Karşılıklı kurduğumuz cümleleri yine tekrar etmeye dalmışım ki otobüs geldi ve abiyi selamlayarak yürüdüm . O an dikkatim toparlayamadığımdan sanırım onca boş yer varken gidip bir kızın yanına oturdum. Ben hep tek oturmayı severim oysa yer varken. Yüzü cama dönük kafasını yaslamış bana bakmamıştı bile. Rahatsız olur diye düşünüp yüzümü, otururken de dizimi diğer tarafa dönmüştüm. Yorumlama kadar tek şerit yola baktım. Gölgeler içinde beyaz, sarı bantlar gittikçe küçüldüler . Yaya geçitlerinin üç boyutlu şeritleri farlar yaklaşınca daha gerçekçi oluyorlardı. Insanlar caddelerde , hep onların tersine doğru yürüdük otobüsle bu defa .Onlar da karanlıkta küçülüp kayboldular. Ta ki bir ses beni bu küçülme oyunundan aralayana kadar .Yanımdaki geceden aydınlık yüzlü kız burnunu çekti . Bunu sanırım üçten fazla yaptıgı için belki burnu akarsa utanır diye düşünerek çantamdan bir mendil çıkarıp uzattım . Bütün kaslarımla ona gülümseyerek yüzüne baktım dikkatle . Uzmanlar en çok kasın yüzde olduğunu söylüyorlar ben bunu tanımadığım insanlara karşı gülümserken fark ediyorum . Utanç hissini atmak için olancası varlığını hissettirecek sanki devinim yapıyorlar. Peçeteyi hızlıca alıp yüzünü kaçırmak istedi göz hizamdan , o an camdan yansıyan yüzünün ıslaklığını fark ettim . Gözleri de kızarmıştı. Onunla tanışmaya çalıştım; bilirsin işte merhabayla başlayan ,nerede okuyorsun yada nerelisin gibi cümlelere verilen cevaplarla .Biraz toparlayıp dikkatini bana verdi , hüznünü camda yaslı bıraktı . O da benim memleketlimmiş. Edebiyat okuyormuş. Bu bölümü okuyan insanlar her zaman bana daha hassas yüreğe sahipmiş gibi geliyor .Bunları verdiği cevaptan sonra düşünürken tekrar gözleri doldu. Camda asılı duran hüznüne yüzünü döndü. Istemsizce neden ağladığını bana anlatabilirsin yardımcı olmak isterim dedim. Gözleri daha fazla taşıyamayınca acısını, kuru topraktan çıkan su gibi kendini bırakıverdi. Abla, dedi .B ugün ölüm yıldönümü onun… Kimin? dedim, sustu. Istersen ineyim, nerede ineceksen oturup seni dinlerim Canım, dedim ; Olmaz saat 10’a yaklaşıyor, vakit geç oldu , dedi.Israr minnet ineceği yerde indik, oturup banka ağlamaya başladı. Ellerini yüzünden sadece silmek için çekiyordu. Birisi vardı onu liseden beridir seviyorum,motorsiklet kullanırdı. Birgün kaza geçirdi, ağır yaralandı daha sonra da öldü. Bugün onun ölüm yıldönümü dedi. Bir insanın ölmüş olmasından ve dahi onun ardından başka bir insan ruhunun yarı ölü olmasından dolayı çok üzüldüm ve sadece sustum. Bir müddet anlattı. Ona teselli vermek için birkaç cümle lursamda sanırım konu başka bir şeydi onu fark ettim .Sanki pişmanlık duyuyordu , deli gibi ağlıyordu . Bana her şeyi anlatabileceğini vurgulayınca ; bir abi vardı, onunla sosyal mecrada tanıştım. Bu üniversitede okuyor. Beni teselli ediyor ve ara ara dinliyordu . Bana iyi davranıyordu. Ona alıştım, konuştuğum birisi olmaya başladı. Ama ben ona abi diyordum onu olmayan abim yerine koymuştum. ( Sanki burda o beni kardeşi gibi görmüyor demek istememişti abi olarak gördüğünü vurgulamıştı. Bu ıhtimal beni gerdi.) Beni çay içmeye davet etti daha sonra onunla konuşmalarım yüz yüze başladı. Ona güvendimde abla,dedi .Sonra yine ağlamaya başladı. Ne oldu peki bastırma Canım , korkma deyince bugün beni istersen çay içelim diye çağırdı ,dedi. Ağlamasından sesini algılayamamaya başlayınca gidip ona sarıldım. Biraz sakinleşti… Evine çağırmıştı onu , vakit ilerleyince de sanırım ona saldırmıştı. O da kaçmıştı. Vücudunu, kıyafetlerini çekiştirerek bir pisliği üzerinden atıyormuş gibi ağlayarak anlatıyordu. Sustuğunda başı eğildi. Sana bir şey yaptı mı diye sinirle sordum nasıl soracağımı düşünemeden. Hayır abla kaçtım ben , dedi. O an o kadar öfkelendim ki sadece onun adını ve hangi bölümde okuduğunu sordum . Korktuğu için ismini söylemedi. Ben onu bulurum sen üzülme, sana da bir şey olmaz korkma dedim. Birden;Nereden bulacaksın? Lütfen bulma abla,dedi . Bana bir şey yapmadı, bundan sonra da onunla konuşmam diyerek korktuğu bir şey varmış da onu saklıyormuş gibi ağlamayı kesti. Bunun yanlış olacağını bastırarak anlatmaya çalışsam da ısrarla istemedi . Onda bir eksiklik fark ettim; sanki pişmanlık, yorgunluk, bitmişlik giyinmiş bir insan karşımda oturuyordu. Sokak lambasından yansıyan ışığın altında yüzü bana böyle geldi ve korktum ne yalan söyleyeyim. Sen kendini yalnız hissediyorsun , manevi anlamda yetersiz hissediyorsun değil mi ?deyince bana her şeyi anlattı. Yanılmamış olmak ve duyduklarım beni çok üzdü. Şimdi gidip ne yapabileceği hakkında konuştuk. Sakin sakin nefes almaya ve daha dik oturmaya başladı . Söz veriyorum abla sana dedi. Bağımızı koparmayacağımıza dair de akitleşip oradan ayrıldık. O yurduna doğru yürüdü ben de gelecek olan otobüse bindim . Bu defa otobüs ana baba günüydü. Onun hüznünü astığı camın önünde bir kız kahkaha atıyordu. Vedalaştığım arkadaşlarımla merhabalaşıp açıklama yapmadan önüme baktım. Tekrar beraber döndük yurda. Eşyalarımı dolabıma dizmeme rağmen bu ağırlık üzerimden gitmedi bir vakit. Yatağıma girer girmez sosyal hesaplarındaki kişilerine tek tek baktım. Her gördüğüm yüzde kötü bir insan bakışı aradım. Sonra birkaç yüzü mimleyip bu işten vazgeçtim. Konuştuk onunla ara ara… Bana ailesinden bahsetti. Kitap aldığım yerlerde de denk geliyordum onunla. Ama sanki benden kaçıyordu hep. Gözlerimin içine bakmıyordu. Sonra konuşmayı bıraktı. Uzun bir süreden sonra tekrar konuşmak istediğimde bana rahim kanseri olduğunu söyledi. Ameliyat olacakmış. Çok donuktu. Her gördüğümde daha çok çöküyordu. Benden uzaklaşan bir kızın acısını hâlâ üzerimde hissediyorum. Şimdi ne aynı hesapları kullanıyor nede ulaşabileceğim bir numara yahut adres var…

Araç çubuğuna atla