Kalp kırıklığının üstünden 9 ay 12 gün geçmişti. Aslında ihanetti ama O, bunu ne ona ne de kendisine yakistiramadığı için kalp kırıklığı demişti .. Çok sormuştu kendine aslinda, hatta üzüntüsünü, beklentilerini, kalp kırıklığının oluşturduğu gururunu da bir kenara bırakıp üstü kaplı da olsa sormuştu ona bu ‘kalp kırıklığını’ bana niye yaşattın diye. Ama tatmin edici bir cevap alamamıştı. Nasıl alsındı!?İçinden geçtiği o zor zamanlarinda asla yanında ol(a)maması, her seferinde her şeye rağmen ulaşmak istediginde ulaşamaması, her ihtiyacı olduğunda görmek istediği yerde asla görememesi dostluklarina büyük bir ihanet değil de neydi ? Kalp kırıklığı geçmişti. O artık hissizdi ama içinden ah dediği zamani hatirladi; “Ah roz! Lise yıllarım, gizli sırlarım, derin yaralarım, eski demeyi istediğim geçmiş arkadaşım.. Sana o kadar büyük bir yer ayırmışım ki hayatımda, seni geçmişte bırakmaya karar verince oluşan boşlukta kayboldum.”

Şimdi hatırlayınca bir tebessüm etti artık ne derin yara kalmıştı ne lise yılları ne de ona ayırdığı o büyük yer. Sonra düşündü bu gidiş, bu ayrılık ilk değildi. Sanırım kaybolduğumu sandığım boşlukta yolumu çabuk bulmam ondandı.

Reklamlar

By camus'un yabancsı

Kafamdakileri yazıp çıkıcam

Bir Cevap Yazın