kayboluşlarım ,
ıssız ömürün karlı dağları,
sarp, geçit vermez yokuşları,
çaldınız beni benden, içimi içimden
boş, bomboş sayfalarda sessiz çığlıklar
duyanı yok, hayat belirtisi yok
sessizliğim titriyor
içi, içinden; yeri göğünden
koparan sesli, sessiz titreşimli depremler
kayboluşlarım,
sismik dalgalar arasında konumsuz sesim
duvarların gök gürültülü,
sağanak yağışlı
ıslananı yok,ıslatanı yok
hissediyorum karlı bir çam gibi
apak geçmişin kırık noktaları gibi
yara el’de değil,
yara bende
yara yürekte
solumdan yürür
soluğumu kese kese
ben zamanı,
yeri, mekanı unutur
kayıplar içinde, için içinde
benle beni , senle seni
ayırt edemem kaybolurum
ürkek bir serçe titrer
enkazının altında
kayıplara karışa karışa
üşüye üşüye
bir çam gibi
karlı dağlar gibi
gibi gibi
devam eder gibi
son gün gibi
yada doğmamış çocuğun
acı kahkahaları gibi ,
son gibi …
Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın