efkarın perdesi yırtık, hep bir yele el veriyor,

bir türkü geliyor, lalesi, sümbülü ile

sesi kırık , kırıkları bir bir işliyor

bir gonca gülü nakşeder gibi,

solmuş baharlara renk verir gibi,

oysa,

hiç anlamamış beni,

hiç duymamış beni,

nazlı bir türkünün nakaratında

asılı kalmış inatla, direne direne

oysa,

anlamak,

anlatmak,

duymak,

duyurmak,

bir alo ya bakıyordu

onu bile anlamadı

dert etme,

beni kimler kimler ,

anlamadı ki…

sen de yanlış anla,

dert değil,

kış geçer,

yüreğin yaş’ı ıslak kalır.

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın