bazen hayat ne kadar da bayat,
yıllar var ki !
adı, sanı asılı kirpiklerimde
kaç defa
tek çizgide ışıklar öpüşür
ya da
kaç defa
tuşlarda elim dolaşır
arayamam
arayamadım da zaten
ağaçlar soyundu kara kışlar gibi
ben titredim kuru bir yaprak gibi
ağaçlar giyindi yemyeşil nehirler gibi
ben ayazda kalmış serçe gibi
dondum, dondum
ellerim, ellerimde “ara” tuşuna basamadım
ben aramadım, o da aramadı
neden , niçin havada asılı kaldı
ölüm gibi bir şey oldu
baktım
tabutta ki gençliğim
belki de çoçukluğum
belki de toyluğum
bilemedim
bazen hayat çokta bayat
askıda kalmış ekmek gibi
boş şişelerde kalmış su gibi
acı, acısı frenk acısı
içsen de bitiyor
içmesen de
bazen, bazenler de bitiyor
Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın