Ezizim dağ olaydım
Şuşa’da dağ olaydım,
Bülbül şikeste okur,
Laçin’de bağ olaydım.
Ermenilerin işgalinde olan Karabağ topraklarının kurtarılması mücadelesinde, Ermenilerin yapmaya çalıştıkları, dini istismar edip Avrupa’dan maceracı, ırkçı, çapulcu, paralı getirilen (600 dolar) gerilla tarzı vur kaç olaylarında kullanılan keskin nişancı yada dev aynasında gösterilen toplamaların olduğu ve Azerbaycan ordusunca bu terör örgütlerinin keklik gibi avlandığı Karabağ bölgesinde terör sığınmacılarının da kamp kurdukları haberleri basında yer almaktadır.
Basında yer alan bilgilerin, Azerbaycan ordusu tarafından esir alınan Ermeni askerlerince de teyit edildiğini okumaktayız.
Hatta komşumuz olan İran’dan, Azerbaycan ordusuna silah temin edildiği bilgileri de Azerbaycanlı üst düzey yetkili tarafından açıklanması ile Ermenilere yardım ettiği kuşkuları neticesi tepki koyduğumuz (en azından halk tabanında) İran’la bahar havası bir diplomasi yaşandığı anlaşılmaktadır.
Samimi olarak diyebilirim ki, tahminen 3 milyon Ermeni’nin yaşadığını varsaydığımız ve yine tahminen 25 milyon civarında Azerbaycan Türklerinin yaşadığı İran cumhuriyetinde daha az nüfusa tanınan haksız paylaşımları duyduğumda rahatsız olan bir Türk olarak (İran’ın bu haksızlığı kabul etmediği eşit davrandığı iddiaları var tabi) bizzat Cumhurbaşkanı Aliyev’in ağzından “Belarus, İsrail, İran’dan da vs silah alıyoruz.” demesinin İran’ın da artık haklının yanında olduğu sonucunu çıkarmaktayım..
Gelelim maceracı, Hıristiyan dini elden gidiyor denildiğinde Don Kişot kesilen Avrupa’nın aslında ırkçı olanlarına.
Bunlar, Alman, Fransız, İspanyol, Amerika, Hollanda, İsviçre, Kanada, Arapların büyük bir kısmı vs benzeri devletlerin barış, kardeşlik, dostluk naraları atıp, arkasından silahlarını satıp, planlarını “insanlar ölsün, biz para kazanalım” üzerine inşa edenlerin gerçek yüzleri görüle bilmekte, batılıların ve Müslüman arap’ların dışa yansıttıkları iki yüzlülükleri ortaya çıkmaktadır.
Müslümanları gerekçe göstererek Avrupalıları kamçılamaya, savaşa itmeye çalışan Ermeni’lere batılı dostları şunu demeliler; “sen Hıristiyanlık-Müslümanlık çatışmasından bahsediyorsun, haçlı seferlerini hortlatmaya çalışıyorsun, otuz yıldır Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı işgal eden sen, haklı olarak kurtarmaya çalışan ise Azerbaycan. Savaş senin topraklarında değil. (O yaşadığın topraklarda gasp edilmiş topraklar zaten) Azerbaycan devletinin yanında ise Müslüman! Mısır, Suudi, Ürdün, Suriye, Irak, BAE, vs hiçbiri yok, Türk Milletinin can siperane savunduğu Filistin bile Ermeni’den yana.
Bunun neresi Müslüman – Hıristiyan savaşı?
Paralı getirilen, ya da zorla gönüllü denilenler savaşta Ermeni askerinin perişan durumunu görünce ölmemek için kaçmanın yollarını aramaktalar.
Cephede, Karabağ’lı olup vatanını geri almaya gelenler haklı davaları uğruna şehit olmaya baş koymuş, donanımlı ordu birliklerinin önünde şanslarının olmadığını aklı olanlar görebilmektedir.
Güç, sadece silaha dayanmamaktadır. 30 yıldır çadırlarda yaşatılan, insan haklarının görmezden geldiği, yardım derneklerinin sahip çıkmadığı, destek vermediği, Azerbaycan devletinin desteği ile büyüyen Karabağ gençliği, vatanlarının işgaline boyun eğmemekte, azimli, kararlı ve teknolojiyi başarılı olarak kullanarak işgal dilen topraklarını geri almak uğrunda canla, başla çarpışmaktalar.
Denize düşen yılana sarılırmış misali yenilgisini gidermenin yolunu terör gruplarına sığınmakta bulan Ermeniler şunu unutmaktadır, terör gruplarının Ermenistan’da olan ve destek veren kesimini Ermeniler yaşadıkları topraklardan daha geçen günlerde (İrevan – Erivan’dan) kovdular. Kovulmanın tek gerekçesi Müslüman olmaları ve bu nedenle güven duymadıkları idi..
Azerbaycan Türklerinden sonra Kürt Müslümanları yaşadıkları Erivan’dan kovan Ermenistan devleti, terör örgütü içindeki Ermenilerle birlik olup, bu gibi gerekçelerle savaşmaktan yana olmayan örgüt militanlarını Ermeni çıkarları için kullanmaya çalışıyorlar.
Türk ordusu tarafından, Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’de kolu, kanadı kırılan terör örgütünün Karabağ işgalden kurtulduktan sonra kalabilme şansı var mıdır?
Kandil’den, ta Suudi’ye kadar kaçabilen terör örgütü mensupları Karabağ da kapana sıkışınca sonları ne olacak acaba?
Bugünlerde daha açık ve net görülmektedir ki, bedava silah verdiği iddia edilen Rusya başta olmak üzere Ermenistan’a “işgal ettiğin toprakları terk et ve savaş dursun, yoksa Azerbaycan eze eze seni yenip, ekonomik olarak ekmeğe muhtaç olacaksın” demeye getirmektedir.
Ağa babaları demezse dahi “görünen köy kılavuz istemiyor.” ve “taşıma suyla değirmen dönmez.” demiş atalarımız.
Bilgi teknolojileri çağında yapılan bu vatanı işgalden kurtarma savaşının kaderini yeni teknoloji siha, iha, kamikaze, savaşı ustaca yönetebilen teknik donanımlı komutanlar belirlemektedir.
Gelecekte bilgi çağının getirisi olarak insansız hava araçlarının savaşların gidişatını belirleyeceği, insan faktörünün her iş alanında olduğu gibi bu alanda da etkinliğini bilgi olarak göstereceği, fakat insan emeğine çokça ihtiyaç duyulmayacağı anlaşılmaktadır.
Laçin, Şuşa ve Karabağ’ın biran önce alınmasını dilerken, Azerbaycan ordusunun eğitim ve savaş dehası ile çok beceriler kazandığına da şahit olmaktayız.
Pakistan, Türkiye, Azerbaycan, Libya, Gagavuz, Gürcistan, sonradan Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi dost ve kardeş bazı devletlerin destek ve açıklamaları da tarihi öneme sahiptir elbette.
Sözlü destek açıklamaları, mali veya silah yardımı kadar önemli desteklerdir.
Azerbaycan ordusunu haklı davasında gönülden destekliyoruz. Karabağ Azerbaycan’dır.. Emir Şıktaş

Reklamlar

By emircan

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın