küçük bir kız çocuğu, perdeleri araladı,

bir papatyaya , can verir gibi,

durmuş zamanı, tam da durduğu yerden,

yaşama kurdu, tam on ikiden,

tüm acıları, eski gazetelerde külahladı,

taze kavrulmuş çiğdem kokusunda,

güne bakanlar selamladı, reveranslarla

tatlı bir gülümseme de,

küçüktü kız, parmak çoçuk, çerden çöpten,

kırmızı pabuçları, pilili eteği , küçücük elleri,

camı perdesinden, ömrü sayfasından

açtı, sonuna kadar,

bir daha hiç kapatmadı,

bulutlara uzandı, tek tek topladı ,

öyle yumuşak,

öyle naif,

öyle temiz,

kırmıyor,

incitmiyor,

pamuk şekerler gibi,

bu kadar naif , nasıl ağlar ,

nasıl kararır,

nasıl kızar, öfkelenir ,

sesinin şiddetinden, camlar zanğırdar,

kanatlı, kanatsız canlılar kaçışır,

yağar, yağar,

kimi zaman ahmak ıslatacak kadar öfkeli,

kimi zaman dolu dolu sepken,

kimi zaman narin , incitmekten korkan,

az kızmış demek ki,

ben, bugün bulut olmak istedim,

karlı, sağanak, buz gibi soğuk

içimdeki çocuk, bağır çağır ,büyüdü,

saatler on iki , kurdum tam da durduğu yerden,

güne bakanları selamlayacak,

kırmızı pabuçları , pilili eteği,

anılarda eski bir bavulda,

bavulda , bir tren istasyonunda,

aralık perdeler ardında ,

çocukluğunu selamlayacak…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın