1931 Yılında Iğdır ili Aralık ilçesinde 5 çocuklu Yılmaz Ailesinin üçüncü evladı olarak dünyaya gelmişti Mehmet Yılmaz.İlkokulu Aralık’ta okuduktan sonra yörenin bir çok okumaya giden öğrencisi gibi Susuz’da eğitim veren Cilavuz Köy Enstitüsü’ne yerleşmiştir.Muallim olmak, kutsal Öğretmenlik mesleğini icra etmek, topluma faydalı insan yetiştirmek, meşakkatli olsa da ideali idi.Diğer bir adıyla Cilavuz Köy Enstitüsü, orada daha önce faaliyet gösteren eğitmen kursu ile birleştirilir ve bu müessesenin adı “Cilavuz Köy Enstitüsü ve Eğitmen Kursu” yapılır.Bu birleşmeden sonra Köy Enstitüsüne diğer (çoğu merhum) arkadaşları gibi rahmetli Mehmet Yılmaz öğretmende yerleşir okula ve 1951 yılında öğretmen olarak mezun olur.Öğrencilik dönemi elbette böyle hemen bitmiyor. Köy öğretmeni yetiştirmek amacında olan ve çoğu köyde bina olmayışı veya varsa öğretmen bulunmayışı dönemin yetkililerini, köy işlerinde yetişmiş eleman olabilecek, hem de öğretmen yetiştirecek okul açmaya iter.Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinde1928 yılında harf inkılabı yapılmış fakat ülkede okul ve öğretmen sıkıntısı devam etmekte..Cilavuz ve benzeri iki yerde açılan okullar (45 günlük hızlı eğitim ) gibi değil elbette. Okul derslerini incelediğimizde, en bilgili bir çiftçi, hayvancılık konusunda yeterli düzeyde eğitimli, öğretmenlik konusunda pedagoji eğitim dersi verilen, mesleki dalda inşaat/duvar ustalığı, kapı pencere yapacak maharette marangoz ustası sanatkarlar, en azından bir enstrüman çalabilecek düzeyde yetiştirilmiş mandolin, saz, keman çalabilen müzisyen ve bağ bahçe işlerini mükemmel öğrenmiş bir ziraatçi kazanılmış olmaktaydı.1970 li yıllardan itibaren Mehmet Yılmaz, Paşa Akyıldız, Muzaffer Önal, (merhumlar), Timur Yıldırım, Şeref Iğdır (hayatta) gibi ilkokul öğretmenlerimiz, tarım, müzik, beden eğitimi, milli güvenlik derslerine (genelde askeriyeden) dışarıdan gelmekte, ortaokul ve lise öğrencilerine ders vermekteydiler.İlk öğretmenlik yeri Hakkari olan Mehmet Yılmaz, evlendikten sonra eşiyle birlikte Hakkari/Çukurca/Bilican köyü’ne gider. Burada okulu tamir eder ve üç yıl görev yapar.Daha sonra Taşburun köyüne tayin olunur. Yedek subay olarak askerliğini ifa ettikten sonra Taşburun köyünden Kazançı köyüne tayin olunur. Kazançı köyünde okulu köylünün de desteği ile kapı penceresi de dahil (marangoz ustalığı olduğundan) kendisi komple yaparak takar. Sıva ve badanası yapılır ve okul hizmete açılır. Bu köyde kurduğu atölyesinde bir de marangoz çırak yetiştirir. Hoşhaber’de bir süre görev yaptıktan sonra 1966 yılı itibariyle Iğdır’a yerleşme fikri ailede ağır basar..Yüksek Ziraat Mühendisi Tevfik Turan Atasever’den aldığı bahçeye kendisi ve ailesinin yardımı ile saman ve toprak karıştırılarak dökülen kalıp kerpiç ile duvar ustalığını ve kapı penceresini de kendisi yaparak evini kurar. Bu arada Ailesi 6 çocuklu olmuş ve tek maaşla geçim sağlanmaktadır.Bu çocukların yanı sıra diğer kardeşlerinin ve eşinin kardeşlerinin çocukları ve köylerden tanıdıkları okuyabilsinler diye kol kanat gerer. Bu okuyanlardan öğretmen, mühendis, sağlıkçı ve diğer iş kollarında sayısız insan ekmek sahibi olmuşlardı.Kendi evlatları da avukat, öğretmen, sağlıkçı, değişik iş dallarında hayata atıldılar.Eğitim savaşçısı Mehmet Yılmaz, Iğdır merkez Kurtuluş ilkokulunda emekliliğine kadar öğretmenlik ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundu..Halkın içerisinde, akrabaları ve evlatları arasında hiçbir zaman kırıcı olmadı. Haksıza haklısın demedi.Komşu hatırı, dost hatırı, insani ilişkiler, doğru konuşmak ve dürüst olmak asla vazgeçmediği prensipleri ve yaşam felsefesi oldu.Bahçesinde asla bir ağaç dalı yerde bulunmazdı. Yazları hepsini doğrar ve iple bağlar, kışları yakacak olarak kullanılırdı.Dedikoduyu sevmez, herkesin görüşlerini dinler, karar vermeden ailesiyle paylaşır ve ortak karar alırdı.Keman çalmak ve söylemek (parmakları sözüne bakmamaya başladığı yıllar hariç), Azerbaycan müziği segahı dinlemek, şiir yazmak, Hophopname okumak, yallı başı çekmek, terekeme oynamak tutkuları arasında idi.Öğretmenliği disiplin, düzen, adaletli olma, kendi çocukları olsa bile taviz vermeme temelleri üzerine kurmuştu.1980 Yılında Emekli olduktan sonra çocuklarının yaşadığı Fransa, Almanya başta olmak üzere rahmetli eşi Kudret Yılmaz hanımla birlikte gezmek, görmek en güzel hobileri idi..2014 yılı 6 Haziran günü Iğdır’daki evinde hayata gözlerini yumdu.Eğitim camiasının aydınlık saçan yüzlerinden olan Mehmet öğretmen arkasında yüzlerce öğrenci bırakarak bu dünyadan göç etti. 38.nci Öğretmenler günü yıldönümünde 24 Kasım Öğretmenler Günün Kutlu olsun rahmetli kayınpederim Mehmet Yılmaz öğretmenim.. Allah rahmet etsin. Emir Şıktaş

Reklamlar

By EMİR ŞIKTAŞ

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın