Tanımıyorum artık seni, elini, yüzünü, uğruna ölebileceğim gözünü dahi tanımıyorum. Nasıl geçtin ömrümden öylece? İnan anlamıyorum. Ellerin diyorum;narindi… İncecik parmaklarına hayran olurdum. Saçlarına yıldızlar yakardı karanlık ve ben senin ışığınla aydınlanırdım. Dedim ya; tanımıyorum ama seni artık. Zaman geçmiş üstünden sanki, öyle güzel gülmüyorsundur eskisi gibi. Sesin nasıl sahi? Dizi dizi türküler çarpardı oradan gönlüme, sesinde yabancılaştı şimdi. Sen bir adım gelirdin ve ben dünyayı al aşağı ederdim, sen severdin ben mısralarca seni yazardım, okurdum sonra da. Şimdi yabancısın bana. Hani;sokak başından çıksan kalbim çarpma sana. Aniden gelsen şimşeği sönmüş aklımın. Ruhum, senli Günyüzünü unutmuş. İşte o kadar tanımıyorum seni…Elinden tutsam gönlün yabancı, gözüne baksam sesin yabancı. Kalabalık bir şehrin ücra köşesi gibi…

By essizlik

Kadınca düşünmenin böylesi zor olduğu bir evrende, istenen değil hisseden bir kadın olarak var olmaya çalışmak...

Bir Cevap Yazın