27 Yıl önce işgal edilen Azerbaycan Devletinin kadim yurdu Karabağ’ın,  yapılan ateşkesle işgalden kurtarma imkanı elden kaçtı mı?

Öncelikle geçmişe bir göz atalım.

1800’lü yıllara doğru İran devletinin Ruslarla yaptığı iki savaşta da yenilmesi üzerine, bölgede oluşturulmuş Revan, (İrevan), Gence, Bakü, Tebriz, Lenkeran, Şeki, Şirvan, Karabağ, Kuba, İlisu, Nahçivan gibi hanlıklar 1800’lerde Osmanlı ve İran devletlerinden yardım alamayınca zor durumda kalmışlar. Her Hanlık ayrı ayrı Ruslarla yaptıkları savaşları kaybedince Rus işgaline uğramıştır.

Türkmen çayı ve Gülistan Antlaşmaları ile Azerbaycan Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünmüştür.

Rus işgalinden sonra kaçak Nebi gibi ağır vergileri ödeyemeyen, geçim sıkıntısı çeken kaçak kahraman ortaya çıkmış bütün Azerbaycan’da taraftar toplamış fakat Rus saldırısından kurtulamamış ve halk kahramanı olarak anılmaktadır.

Türk Dünyası arasında, Rusların hanlıkları ele geçirmesi ile  birlikte bir daha sınır olmaması, ikili ilişkilerinin kopuk olması, dil, kültür, ticaret, alfabe, hatta Türk milleti değillermiş gibi farklı isimlendirilmeleri Türk milletindeki birlik fikrini yok etme planları idi.

Bugün eğer, Turan diye adlandırdığımız, Doğu Türkistan’da katliam yapan Çin’e kadar uzanan coğrafyada yaşayan aynı ırktan, farklı adlarla tanınan Türk dünyası dilde, işte, fikirde birlik sağlayamamışsa,  bu yarayı işgalden sonra bilinçli olarak zarar veren Ruslardan almıştır.

Ruslar, Turan birliğinin önüne set çekmek için akıl hocaları diğer batılı devletlerden görüş alarak (Karabağ gibi öz be öz Türk yurdu) Ermenileri, Revan Türk topraklarına yerleştirmiştir.

İrevan’da, Rusların ve Ermenilerin uyguladığı saldırılara karşı koyamayan Türkler zorunlu göçe başlamışlar ve İrevan/Revan (Erivan)’a Ermenilere peş kaş çekilmiş, Ermeniler dışarıdan getirilerek yerleştirilmişler. Ermenistan devleti adı ile uydurma devlet Rus desteğinde kurdurulmuştur.

1990’lı yıllardan sonra ise yine Türk nüfusunun  da yaşadığı yöre İrevan/Revan  işgal savaşı döneminde fırsat kollanarak tehcir ile zorunlu göçe tabi tutturulup  Müslümanlar dahil tamamen etnik temizlik yapılmıştır. Sadece bir grubun kaldığı basında  belirtilmişti.

Bu adımlarla, Ruslar ve Ermeniler birlikte bilinçli bir politika izleyerek Türk devletleri arasında irtibat kestirilerek görüşme, fikir birliği sağlanmamasına çalışılmıştır.

Askerlik yaptırılan Türkler silahsız askerlik yaptırılmışlar, silah kullanmayı öğrenmesinler amacıyla. Hep geri hizmette çalıştırılmışlar.

Şimdi usta savaş tekniklerini öğrenmiş, fevkalade eğitim almış, disiplinli ordusunu modernize etmiş bir Azerbaycan Devleti her an çelik yumruğunu hissettirecekdir. Ermenistan’a dışarıdan silah ve destek gelse dahi (Ruslar ve diğerleri karışmazsa) çapulculardan toplama Ermeni silahlı kuvvetleri bir şey ifade etmemektedir. Ermenistan askerlerinin en iyi yapabildikleri çocuk, kadın, yaşlı sivillere saldırmak, soykırım yapmaktır.

Cehennemi boylayan askerleri yenilgiyi tadan ve Azerbaycan ordusunun kahramanlığı karşısında (SİHA ve İHA’ların harika savaş gücü ile)  milyon dolarlık zayiat veren Ermeniler,barış yalanları ile  Azerbaycan’ı oyalayıp, yeni oyunlar kurgulamaya, Gence bölgesinde masum halka füzeler atarak bir şey ifade etmeye, ‘Azerbaycan devleti saldırdı’ dedirtmek için kışkırtmaya çalışmaktadır.

Dış politikada, diplomasi de, ‘işgal edilen topraklarımızı geri alıyorum’ politikasında yüzde yüz haklılık kazanan Azerbaycan’ın diplomatik başarısını, ‘sivillere saldır’ kışkırtması ile yok etmeye çalışan Ermeniler, bu şeytani fikirleriyle beraber hak ettikleri cezayı yine Azerbaycan’ın şanlı ordusu eliyle göreceklerdir.

Ateş kesi isteyen ve yine bozan Ermenileri,  tüm dünya görmekte ama konuşma özgürlüğü olmayanların elinden bir şey gelmediği anlaşılıyor.

Ateşkes, Rusya gibi devletlerin ricası kırılmadığı için yapılmış olabilir.

Bu Karabağ’dan vazgeçildi anlamına gelmemeli, gelemez.

Vatan toprağı kutsalımızdır.

Masa başında her hak santim santim aranacaktır elbette.

Birlik, beraberlik, dayanışma, güven var olduktan sonra zafer muhakkak peşinden gelecektir.

Karabağ yüzyılda geçse tüm Türk dünyasının gönlündeki haklı davasıdır.

Karabağ’ı işgalden kurtarmak hiçbir zaman vaz geçilmemiştir, vazgeçilemez..

Emir ŞIKTAŞ

By emircan

Bir ömrün sonbaharı..

Bir Cevap Yazın