mesela sev diyorsun sev, sev

pınarı çatlamış su gibi

göğü delmiş fırtına gibi

ağaca düşmüş şimşek gibi

gibi gibi, var gibi de yok

toprağı yaran kuraklıklar

içimi yurt eyledi , çorak

duygusu buhar, yağmur oldu

her yaş çakıl taşıyor serde

ayaklar nalınsız,yol bitmiş

yürüsen de bitmiş,dursan da

bulutta yaş, bende çorak taş

kuşta kanat bende, kolsuz baş

uç diyorsun uç, maviye uç

engin semayı , çiz yürekten

öyle bakıyorum sessizce

suskunluğum bağırıyor, duy

mesele anlama , anla , gör

farket pencerem, penceren mi ?

değil değil, olmaz olamaz

bu serçe mavine kör, uçmaz

mesele mavi bir mil söze

kanattan uçar , gözden düşer…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın