Birden gece olsun
Mevsimler asırlara karışmış vaziyet
Beterin beteri kıyametle yarışadursun
Yalandan mutlulukların dükkanında
Büyük bir kampanya ile hüzün beleş olsun.

Birden gece olsun
Olsun ki şerefsizlik diz boyu, namussuzluk gırtlağa yapışsın
Cinsiyetin olmadığı bir harabe sokakta bekleyeceğim
Bir gün daha kötülük fahiş fiyatlara rafları doldursun
İyilik derdine düşenin dalağını severim…

Birden gece olsun
Olsun ki 70lik bedenler 30’un furyasında idam edilsin
Ya işte ruhevi bir deli söyler varsay
Akıllının aklını bin bir karıştırsınlar
Bir işe yarayanın aklını seveyim

Kapkaranlık bir sokağın ucunda
Fahişelerin rayiç fiyatlara kahkaha attığı
En kaliteli pezevengin bugünde siftah ettiği
İbadeti bile gösteriş için yapmayan
Yavşaklığıyla övünenlerin hayatına hoş gelelim…

Dilinde laiklikten koca bir halka
Döşler anarşik hay havarda
Sözde sevaplara boyunlar bükülsün
Özürü, efendiliği edep biliyorsa halk
Konuşanın, hak diyenin boynu kesilsin…

Dostun kâbusudur uyandı kan revan içinde
Bismillah ile vardı derviş dedeye
Dedi, anlattı, sustu, yoruldu
Dervişte bir bismillah ile hayra yoğurdu
Dedi yorgun dost: “hani hayır?”

Kara perdenin arkası hayat dediklerinin tam tersi
Keşke oraya varılsa da olsa gülüstan
Hak etmeye çalışırken yanlış oldu girizgâh
Susarken ve konuşmazken aldı başına belâyı insanoğlu
İnsanoğlu nicedir hacı dede?

Kapkaranlık sokağın ucunda iğne ucu kadar mutluluk
O bile batıyorsa beşere konuşanın dili kesilsin
İlle de âşk diyecekse cevan?
Ve ona âşkı vermeyen iki elin
Gidecek ayakların yolu, yordamı açık olsun

Bir kaç sokak ötede dost rüyadan kalktı
Sarmaşıklar perdeyi sardı, sarıldı
Aman neymiş görmüşken yaşadıkları
Yaşayıpta rüya sandıkları
Epey acıdır kabusun afyonuyla mayhoş olduğu

Hayat kuyusuna merdiven sal gardaşım
Dost diye hiddetli bir karabasan çöktü üzerime
Ağzından küfür döküldü niyeyse?…
Yakarsa dünyayı beddualar kül eder
Gözlerine vurduğun yalan demlerine selam vurayım kardeşim…

Mustafa dediler bana sanki yarın varım gibi
Ucundan düşman bildiler bugün yokum gibi
Deli kalıbına soktular sanki akıl yarıştırdım
Kaybettiler de ocaklar açtım
Kazandılar da perişan vardım.

O ince mutluluk açılır ey dost
Aç yolumu ya Şüheda
Ölüme uyandır ya Hüda
Ölüm gülparemin kucağında
Yaşam da bir ölümdür hayat zindanında…

Şiirin başından sonuna ince bir yolda
Bana şirin gözüken çirkef dünyada
Ki burada ben bir halktır aslında
Yaşam diye ezber tutulanda
Hoşçakal dört duvar.

Aykut Barış Çelik

Bir Cevap Yazın