HAYVANAT BAHÇESİ

Ceyda 6 yaşında bir kız çocuğuydu. Annesi çalışmıyor babası ise kendisini oldukça geliştirmiş iyi bir doktordu. Kadir Bey’in yeni fikirleriyle, özgün düşünceleriyle, laboratuvar ve ilaçlara olan bilgi ve merakıyla hep saygın görülmüş, kendini ön plana attırmıştı.Kerem adında küçük bir çocuğu daha vardı.Henüz iki yaşındaydı. Hep birlikte yeni taşındıkları evi görmeye gidiyorlardı. Hava mutluluğu andırırcasına açık ve ferahtı.Kadir endişeliydi. Tuttuğu evi ilk kez ailesine gösterecekti. “ya beğenmezlerse?” diye bağıran bir kuşkunun içine düşüp duruyordu.Eve geldiklerinde ailesinin düşüncelerini ölçmek için onları izlemeye koyuldu.Eşinin gözleri parlamıştı. Çocuklar çoktan oyun oynamaya başlamışlardı bile.

Taşındıkları yeri tanıma açısından çok da uzun olmayan bir yürüyüşe çıktılar.Oturdukları yerin ilerisinde hayvanat bahçesi denilebilecek bir mekan vardı. Çocuklar oraya girmek istediklerinde görevliler tarafından reddedilip burdan gitmelerini söylediler. Kadir’e anlamsızca gelen bu davranışın sebebini tanışmaya gittikleri Ahmet Bey’e sordu. “Aylar önce bir gece vakti büyük bir ses duyulmuştu. Ne olduğunu kimse anlamamıştı. Aşağıki evlerden birinin sürekli baktığı kedisi ve diğer evin 3 köpeği sabaha ölü bulunmuştu. Sanki zehirli bir gaz bi şeyin içinde anlamsız bi şekilde bu evlere yakın yere düşmüştü ve onları zehirlemişti. Kim tarafından yapıldığı neden yapıldığı hâlâ belli değil. İşin daha garip kısmıysa hayvanların bir süre sonra canlanıp hayata geri dönmüş olmasıydı.Hayvanların canlandığını fark eden sahipleri önce bu duruma sevinmiş sonra ise onlardan hızla uzaklaşmaya,kaçmaya başlamışlardı.Çünkü onlar artık kendileri değildi.Sanki ruhunu teslim ederken saflığını,masumiyetini de geride bırakmıştı.Ellerinde kalan şeylerse vahşilik, yırtıcılık olmuştu.İşte zamanla bu olaya tanık olan sahiplerinin hayvanlarından korunma ihtiyacından doğmuştu bu HAYVANAT BAHÇESİ. Zamanla bir yer yaptıklarında kimse orada görev almak istemiyordu.Korkuyorlardı çünkü. Kim bile bile canını tehlikeye atar ki?Kimse orada çalışmak istemediğinden kimsesiz olanlardan kişiler seçilirdi. Onların kaybedecek bir şeyi yok gözüyle bakılırdı.Hepsinin tek bir amacı vardı; yabanileşen bu hayvanları orada tutmak ve böylece insanların güvenliğini sağlamış olmak. Hayvanları ayrı ayrı özel yerlerde demirden yapılmış çıkılması zor odaya benzer mekanlarda tutuyorlardı. Bu nedenle görevlilerin içi bir nebze de olsa rahattı. Ama bu durumun nasıl düzeleceğini maalesef kimse bilemiyor.”
Kadir tedirgin olmuştu.Nasıl böyle bir şey olabilirdi? Kim, neden masum hayvanlara zarar vermek istesin ki? Olay kafasına bir türlü yatmıyordu. Her şeyden habersiz gelmişti buraya. Ailesi başta olmak üzere diğer insanlar adına da endişeleniyordu.O hayvanlar da diğerleri gibi olamaz mıydı? Bu nereye kadar böyle gidebilirdi ki? Kadir aklındaki soruları sormaya başlamıştı bile. “Dışarıda gezen bir sürü hayvan var. Başka bir hayvan da etkilenmiş olamaz mı? Şu an ölümle burun buruna olan hayvanlar varsa hangi birini YAŞATMAK için çabalayacağız ki?”
Ahmet Bey başka bir hayvanın olmadığını, olsaydı kendini belli edeceğini ve hayvanat bahçesine gönderileceğini söyledi.
Bunun mutlaka bir çözüm yolu olmalıydı. Eğer bir sorun varsa bu sorunun bir de çözümü olmalıydı.İnsanlar buna inanıyorlardı. Toplumun zeki, bilgili ve ne yaptığını bilen birine ihtiyaçları vardı. Kadir gibi birine…Herkesin farkında olan fakat kendinin farkında olamayan Kadir’e..

Sonraki gün görevlilerden biri hayvanların git gide vahşileştiğini söyleyip herkesten yardım istediğini duyurdu.Bunu öğrenen Ahmet Bey Kadir’e gidip durumu anlattı.Kadir’in aklında her zamanki gibi bir şeyler vardı. Önce hayvanların davranışlarını uzun bir süre izleyip durumlarını test etti. Daha sonra güç bela çalışanlarla birlikte kan alıp onları incelemeye koyuldu. Kafasında belli başlı fikirler sıralanmıştı bile. Yine de kendine güvenemiyor, yapacağı ilacın işe yarayıp yaramayacağından emin olamıyordu.Ama yine de ufak da olsa bir umut vardı Kadir de bu umuda sarılacaktı.Bundan ailesinin zarar görmesini istemeyen Kadir onları annesinin yanına gönderip hızla çalışmalara başladı.Ahmet Bey’in de yardımıyla gece gündüz demeden çalışıyordu.Zaman daralıyordu bir sonuca varması gerekiyordu. İlk önce yapay kan üretmişti. Bu yeterli olamayacağından onu plasenta ve troksinle zenginleştirdi. Bunu denemek isteyen Kadir oraya gidip küçük köpekte denemeye çalıştı. Görevlilerin de yardımıyla güç bela ilacı deneyen Kadir köpeğin olduğu yere oyuncak bir bebek atıp köpeği incelemeye koyuldu. Hayır, hiçbir etkisi olmamıştı. Hâlâ aynı saldırganlıkta duruyordu. Bebeği parçalayıp bir kenara atmıştı. Beklemekten başka çare yoktu daha sonra tekrar deneyeceklerdi. Zaman aleyhlerine işliyordu. Bir süre sonra tekrar oyuncak bir bebek attılar içeri. Ne tepki vereceğini ümitsizce gözlemlemeye başladılar. Bu sefer onu parçalamak yerine usul usul bebeğe bakmaya başladı. Orada bulunanlar hayvanın masumiyetini gözlerine bakınca geri geldiğini hissetmişti sanki. Bir yandan sevinç çığlıkları atarken bir yandan da herkes birbirine koşup sarılıyordu.İşte bu; umut dolu girdiğin bir sokağın başarıya çıkmış olmasıydı..Sonunda emeklerinin karşılığını alan Kadir herkesin yardımıyla o hayvanlara da bu ilacı uyguladılar.Böylece hayvanların doğası, insanlarınsa dünyası normale dönmeye başlamıştı.

O vahşi hayvanların normale döneceğine umut eden bir toplum gibi, Kadir’e ilacı yapmaya başlatan içindeki o umut gibi herkesin içinde mutlaka bir umut vardır. Tek çare onu arayıp bulmaktadır.

Bir hayvana zarar vermekse aslında kendi kendinize zarar vermek demektir. Yaptığınız kötülüğün size ne şekilde geleceğini, ne zararlar vereceğini bilemezsiniz. Doğa dostu, iyi insanlar olmak dileğiyle..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s