YETİMHANE AŞKIM




Yıllarca yüreğimin yetimhanesinde sakladım seni. Kimselere ezdirmedim, koğuş nöbet listesinde bile adın okunmadı. Herkesten sakladım seni. Bazen kendime bile söylemedim. Sağ gözümden sol gözüme bile sezdirmeden sevdim seni. Her akşam yatmadan önce pamuklara sardım seni. Yüreğimin parçalanmamış, henüz tahribat görmemiş bir köşesinde sakladım seni. Biliyorsun bizler yetim ve öksüz çocuklardık. Seni yetim ve öksüz hiç yaşatmadım. Senin varlığın bana yoldaştı. Mutfaktan ekmek çalarken yakalandığımda bile onca dayağa rağmen adını vermedim. Zira sen benim için saklı bir nefestin…

Ama şimdi yoksun. Sensiz nice mevsimler geçti. Gittiğinde bahardı. Üstünden kaç bahar geçti bilmiyorum. Zira saymayı bıraktım 40 yıl 5 ay 23 gün 19 saat 23 dakika 11 saniye, 12, 13 , 14…….. 

Oysa bir kaldırsan yüzünü, göz göze gelsek en afilisinden hesap soracak yüreğim yedi düvelinden.

Hayat her zaman kuş sütü eksik masalar da ağırlamıyor insanı. Bazen bir dilim ekmeğe, üstüne sürülesi bir kaşık salçaya mahkûm ediyor. Öyle zamanlarda gözlerimi kapatıyorum kulağımda Hüner Coşkuner’ in “ Dinmiyor hiç bu akşam ne gözyaşım ne acım ” şarkısı ve yanıbaşımda efkârın ve sensizlik. Bir sigaramdan bir de yalnızlığımdan çekiyorum bitmiş ciğerlerime. Göz torbacıklarım taşıyamıyor bu yükü, boşalıyor gözümün pınarları bendini yıkarak. Gözlerim kan çanağı seni yazdığım kâğıtlar ıslak…

İnsanlar hatalarından ders almalı. Deneyimli insanlar hatalarını yüreğinin heybesinde taşır benim gibi. Hiç çöpe atmam ben hatalarımı. Eğer tekrar karşıma hata yaptıracak çıkarsa gönül heybemden yardım alırım canımın yanmaması adına. Deneyimli olmak bence herkesin hata yaparak doğruyu bulmasına denk bir olgudur. Yaş kemale erme yolunda kararlılıkla ilerledikçe anlar. Sohbetimi çok sevdiğim bir hikayeyle noktalamak istiyorum…

60 yaşında olan ünlü ressam, bir lokantaya girer. Gerçi cebinde parası yoktur ama aldırmaz. Lokantacıya yapacağı portresine karşılık yemek yemek istediğini söyler. Güzelce karnını doyurur. Sonra bir çırpıda lokantacının portresini çizerek masaya bırakır. Kalkarken adam gelir, resme bakar, beğenir.

“Güzel ama” der lokantacı “Bir dakikada yaptınız bunu, oysa bir saattir yiyorsunuz”. Ressam lokanta sahibine döner ve şöyle der;
“Bir dakika değil beyim, 60 yıl ve bir dakika” diye karşılık verir.

Sevgiyle kalın, Sağlıklı kalın ve her nefes Şiirbaz ile kalın…

Emre Vehbi ALKAN
Şiirbaz
03.EKİM. 2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s