Bir kesim var ki, gönülden olmayan sadece dil ucu cümlelerle yaşayan.
Yıllarca emek verip atanmaya çalışan bir kişi düşünelim; çoğu insan bu durum karşısında verilen emeği görmez aksine ataması olmamış bir başarısızlık olarak adlandırır. “Rabbim belki de senin için en güzel günü tahin edecektir, sabırla bekle” temennisi sığmaz dillere.
Evlenecek bir çift düşünelim; sevgileri muhabbetleri, yuva kurma çabaları göz ardı edilerek çiftin hangisi daha güzel hangisi kısa, düğün yemekli mi şatafatlı mı? Gibi konular ele alınacak. “Rabbim yuvanıza iki cihan saadeti versin” dua ve temennileri esirgenecek.
Çocuklu bir annenin misafir ağırladığını düşünelim; yine aynı kesim o annenin gece kim bilir kaç kez uyanıp uykusuz kalabileceğini, misafirlere hazırlık için kaç farklı koşuşturma içerisinde olabileceğini düşünmeden evdeki eksiklere yönelecek gözleri. Yapılan hizmet karşısında “Rabbim hanenizi şen ve bereketli eylesin” demekten kaçınıp evdeki bir dağınıklığın, yemekteki olumsuz bir detayın reklamı yapılacak. Maalesef böyle birçok örnekler var…
Peki gerçekten eksikleri değil de yapılan güzellikleri görmek ve karşımızdaki kişilere hayırlı temennilerde bulunmak çok mu zor?
İhtiyacımız var…
Evvela iyi niyete, sonra samimiyete.

Bir Cevap Yazın