beklersin

baharın gelişini

içindeki serçeden

evvel

güzün gidişini

içindeki buz dağlarından evvel

beklersin umarsızca

gelmeyeceğini bile bile

oysa özlem kapıyı yıkar

ciğeri söker

yüreği yırtar

yel eser kulağındaki ses bağırır

ıtırlı kokusuyla burnunun direğini

kıra kıra

iliklerinden sökülen düğmeler

yaşlarının arasından

sıyrılır da

sen sıyrılamazsın

bu ağdalı dağın

dolusundan , tipisinden

akar akar

buz kesitlerin içinde

yalpalaya yalpalaya

umarsız kayığın

amanından düşersin

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın