yaş kırk yedi oldu dediler

ben hala üç yaşında

elinde

kırmızı balonlu çocuk

hayallerim eteğimin ucunda

yamalanmış beyaz bir dantel

ben o dantellere tutunmuş

kır papatyası

açarım ,neşeli sümbül

kırılırım ,dal budak

dökülürüm ,yaprak yaprak

taçım tahtım yıkılır da

eteğimde sürünürüm

kıyılarımda bir limana

sığındım yaş’ı sileyim diye

oturduk bir sandala

anamla

ağrımı sızımı duyanla

öyle göz göze geldik

gözler konuştu

yaş’lar el ele yürüdü

keşke dedik ah keşke

keşkeler sıralandı

denizde kum bizde keşke

eşeğin taşı ısırmasıydı

bu keşkeler

ne eşeğe faydası vardı

ne taşa

ağızda olur olmaz gevelenir

sakız gibi patlardı

sinemde bir ateş daha

kül olurdu

sandal rüzgarın çığlıklarını

emer sallantısına ivme kazandırırdı

öyle ne kadar sallandık

anılarla keşkeler arasında

kaç çocuk salıncaktan

atladı

kaç çocuk bir hayalin

peşinde balon oldu

bilmem

yaş’ları ardım sıra bırakıp

belki veda da

belki edada

yeni yaş’ı

yaş’lı yaş’lı adımlara

bıraktım

biraz eşeğin keşkeleri

biraz taş’ın neyseleri

biraz ağız

biraz çakıltaşı

ardım sıra döke döke

izlerim keşkeleri…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın