YALAN DOSTLUKLAR ÜZERİNE SOHBET 1

( mapushane notları )

GÖZE SEZDİRMEDEN YAŞINI SİLENDİR DOST

Kimsesiz zamanların yalnızlığından, güneşe hasret kalanlar koğuşundan, aydınlık diyarların masalsı görüntülerinden, küçük bir çocuk yüreğinin kirlenmemiş tebessümüyle iki katlı şehrimden kocaman merhaba dostlar. Şimdiki yazım sahte dostluklara, yani dost gözüken dostsuzlara olsun.

Sohbetimize başlamadan evvel, önce DOST’ un tarifini yapalım isterseniz. Dost demek; Güvenilir yakın arkadaş demek, gönüldaş demek, iyi ve kötü günlerini paylaştığın seni senden daha çok seven, seni düşünen demek, daha birçok anlatamadığın güzel duyguların kaynağı demektir! Bunları okurken dost bildiklerinizi kafanızda şekillendirmeye başladığınızı biliyorum. Bilirsiniz hepiniz, hayat bazen o kadar ağır gelir ki ne yapacağınızı bilemez hale getirir ya ve kendimizle çeliştiğimiz zamanlar yok yere boşu boşuna efkârlandığımız günler olur ya işte o anda yanınızda olmasını istediğiniz kişilerdir dost. Benim de düşüncem hayatın bizlere sunduğu en büyük sürprizdir dost dediğimiz. En dibe vurduğumuz zamanlarda elini uzatan ve bizleri o dipten çekip çıkaran birileri mutlaka vardır hayatımızda.

Bir de dost görünüp de kuyumuzu kazanlar vardır. İçten pazarlıklıdır onlar, yaşarken gördüğümüz geçici körlüğümüzdür. Paraya sıkışırsın ya dost dersin kapısına gidersin “ olsa vermez miyim” ile cevap alırsın. Oysa bilirsin ki onda bu istediğin var. Bir zaman sonra bakarsın karısının bileğinde köpek tasması büyüklüğünde bir gerdanlık. Sana edilen en büyük küfürdür o gerdanlık.

Geçte olsa anladım ama “Dost vurulunca değil de unutulunca ölürmüş” meğer. İşte salaklık parayla değil ya yinede yer yutarsın. Oysa ben dostlarımı kır çiçekleri gibi avucumda değil, kurşun yarası gibi yüreğimde saklamıştım bunca yıl. Nice kavgalarda onların yanında oldum ve nice sorgularda ele vermedim onları. Beş kuruşa değil çok büyük paralara da satmadım. Zira aynı şişeden ağızdan ağıza dolaşan yüreklerde kor olan bir dostluğumuz vardı. Hani derler ya ayıdan post, soysuzdan dost olmaz diye, bilip de söylemişler sanki.

Dostluk deniz kenarındaki taşlara benziyormuş. Önce tek tek toplayıp sonra birer birer atmakmış denize. Ancak bazıları vardır ki kıyılmaz atmalara. İşte benim dost bildiklerim o kıyamadıklarımdı. Bilirim ben gülerken herkes eşlik eder, başarılarıma ortak olur. Ama ağlarken kimseyi bulamadım yanında, hele yenilgilerimde hep bir başıma kaldım. Bende diyorum ki şimdi öyle bir dost edinmeli ki insanoğlu; Kötü gün her kapıyı çaldığında kapıya beraber bakalım. Öyle bir dost edinelim ki, her daim yanımızda olsun.

“Hangi yıldızı seçersen seç gökyüzünden
Bil ki o yıldızda hep ben olacağım DOST
Ne zaman yangınlara düşerse yüreğin
Bil ki o yürek de her daim ben kalacağım DOST…”


Emre Vehbi ALKAN
Şiirbaz
15. EYLÜL. 2020

4 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s