Bugün ki yazımızda toplum olarak riayet etmemiz gereken bir konu olan Kul Hakkıyla ilgili olacak ve bu yazımızı da son günlerde Koronavirüs nedeniyle tedbirlere riayet etmeyen insanlara yönelik ders çıkarılması gereken noktalara değindik. İnşaAllah faydalanırsınız…

Kul Hakkı bir kulun başka bir kul üzerinde ki olduğu haktır. Kul hakkının vebali yüce Allah katında oldukça fazladır. Cenab-ı Hak kul hakkı için “Benim yanıma her şey ile gelin affederim. Fakat kul hakkı ile gelmeyin, onu ben değil, kulum affeder. ” demiştir. Allah’ın bu günahı bağışlayabilmesi için hakkı yenen kula danışacağı bilinmektedir. Eğer hakkı yenen hak sahibi kişiyi bağışlamazsa Allah bu günahı affetmeyecektir. Cenab-ı Hak her insana bir takım haklar tanımıştır. İnsanların birbirleri üzerinde hakları bulunmaktadır. Bir kimse bir kimsenin hakkını yer, malını çalar, hırsızlık yapar ise büyük vebali olan kul hakkını işlemiş olur.

 Kul hakkı pek çok sebebe bağlı olarak işlenebilir. Dolayısıyla bir kişinin istenmediği bir şey yapması, onu alay etmek, küçük düşürmek, başkasının yanında aşağılamak, rencide etmekte bir kul hakkıdır. Bunun helalliği ise hakkı yenen ve hak yiyen kişi arasında olacaktır. Başka biri bu günahı bağışlayamaz. Helallik alma şartı aranmaktadır.

 “Mallarınızı aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin! İnsanların mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, onları hâkimlere rüşvet olarak vermeyin!” (Bakara, 188; Nisâ, 29)

Kul hakkı yemenin en tehlikeli çeşidi, devlet ve vakıf malı gibi âmmenin ortak hakkı olan şeyleri haksız yere gasp etmek ve uygunsuz bir şekilde kullanmaktır. Bu haksızlık, ferdî haklara göre daha tehlikelidir. Zira sonunda pişman olunsa bile bütün hak sahiplerinden helâllik olmak mümkün değildir.

Haksız Yere Başkasının Hakkını Yiyenin Durumu

Hz. Ömer şöyle anlatır:

Hayber Gazvesi günü idi. O sırada Allah Resûlü’nün ashâbından bir grup geldi ve:

“–Falanca şehit, falanca da şehit” dediler. Sonra bir adamın yanından geçerken:

“–Falanca kimse de şehit olmuş” dediler. Bu sefer Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Hayır, ben onu, ganîmet mallarından haksız yere aldığı bir hırka içinde Cehennemde gördüm” buyurdu. Sonra da:

“–Ey İbn-i Hattâb, git ve insanlara «Cennete ancak mü’minler girebilecektir» diye nidâ et!” buyurdu.

Ben de çıktım ve: “Cennete ancak mü’minler girebilecektir” diye nidâ ettim. (Müslim, Îmân, 182)

Kul Hakkının Vebali

Fahr-i Kâinât Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde de şöyle buyurmuşlardır:

“Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, nâmusu veya malıyla ilgili bir zulüm varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyâmet günü gelmeden evvel o kimseyle helâlleşsin. Yoksa kendisinin sâlih amelleri varsa, yaptığı zulüm miktarınca sevaplarından alınır, (hak sahibine verilir.) Şayet iyilikleri yoksa, zulüm yaptığı kardeşinin günahlarından alınarak onun üzerine yükletilir.” (Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk 48)

Toplumumuz kendi bencillikleri ve ihmalkarlıkları yüzünden İlimiz tehlikeli bölge konumuna alınarak Virüs nedeniyle sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. Sıkı tedbiri kendimiz alsaydık bu virüs illetinin çoğalmasına engel olsaydık olmaz mıydı? Buradan “kulak şapırtadanlara” keyfi yerinde olup da tedbir almayanlara seslenmek istiyorum. Sizlerin tedbirsizliği Kul Hakkına giriyor ve sizlerde vebale giriyorsunuz. Sizler yüzünden toplumumuzda esnaflık yapan düğün salonu işletmecisinden tutunda sazcısına, davulcusuna, dolmacı’sına, kameracısına, manavına bakkalına tüm esnafın  vebaline girdiniz. Ey Çorum Halkı; “Nereye kadar bu şekilde sorumsuzca davranmaya devam edeceksiniz.” Siz sorumsuz davrandıkça evine ekmek götüren Davulcu Mehmet emmi, Dolmacı Harun Usta, Kameraman Osman abi, Sazcı Mustafa Abi, Manav Kamil Abi ve Bakkal Mustafa Abi gibiler siftahsız kapatacak sezonu. Biliyor muydunuz? Sizler sorumsuz davrandıkça aileler aç kalacak, açıkta kalacak ama sizler bunun farkında bile olmayacaksınız. Kiminiz devlet memurusunuz kiminizin durumu hallice olduğundan bu söylenenleri kulak ardı etmeyin ve lütfen tedbirlere uyalım, uymayanları uyaralım.

Rabbim kimseyi kul hakkı ile huzura varan kimselerden eylemesin. Âmin…

Selam ve dua ile…

Bir Cevap Yazın