BU BİR AZAP UYARISIDIR!!!

Ümmet ve Medeniyet Derneği sosyal medyada pervasızlığını artırıp, Müslüman Toplumu Rahatsız edici tavır ve davranışlar sergileyen “LGBT” türü fıtrata savaş açan ahlaksız oluşumlara karşı bir bildiri yayınladı.

“Lût da, milletine şöyle demişti: “Doğrusu siz dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz. Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz? “Milletinin cevabı: “Doğru sözlü isen bize Allah’ın azabını getir.” demek oldu.

İbrâhim (a.s)’ın yeğeni Lût (a.s) atamız kimsenin inanmadığı bir ortamda ilk defa iman etmiş, onunla birlikte hicret yoluna çıkmış ve amcasının ikâmet ettiği şehrin yakılarında bir şehirde peygamber olarak görevlendirilmiştir. Bakın O da kavmine, halkına şöyle diyordu: “Ey kavmim, siz kötülük yapıyorsunuz. Siz fuhşiyyata sapmış bir topluluksunuz. Şimdiye kadar âlemlerde, memleketlerde görülmemiş çok kötü, çok rezil bir iş peşine düşmüşsünüz. İnsanların dışında başka hayvanlar arasında bile görülmedik, duyulmadık bir ahlâksızlık içine gömülmüşsünüz. Siz sizin için yaratılmış kadınları bırakıp erkeklere gidiyorsunuz. Cinsel ihtiyaçlarınızı hemcinslerinizle gidermek yerine eş cinslerinizle gidermeye kalkışıyorsunuz. Rabbiniz tarafından size helâl kılınan kadınlarla evlenmek yerine erkeklere giderek çok rezil bir hayatı yaşıyorsunuz” diye kavmine seslenişte bulunmuştu ve devamında; “Sonra sizler ey kavmim yolları kesiyorsunuz. İnsanların yollarını kesiyorsunuz. Ve bu kötülükleri de üstelik gizli filân da yapmıyorsunuz. Açıktan açığa herkesin gözleri önünde işliyorsunuz. Ve Allah korusun böyle yoldan çıkmış ahlâksız bir toplum içinde görüyoruz ki Allah elçisi Lût (a.s)’ın imtihanı gerçekten çok zordur. Kadınları bırakıp homoseksüelliği aralarında yasallaştırmış, yol kesmeyi, insan soymayı meşrulaştırmış ahlâksız bir toplum içinde bu insanları Allah’a kulluğa, İslâm’a dâvet edecek. Allah’ı unutmuş, âhireti unutmuş çılgınlar gibi eğlenen, hayatlarında hiçbir sınır tanımayan dünyanın en görkemli hayatını yaşayan bir toplumu yola getirecek. Onların pislikleri bırakıp tertemiz bir hayata çağıracak. Bakın Onun bu mahza hayır dâvetine karşılık kavminin cevabı şöyle olmuştu:

Ey Lût, eğer bu sözlerinde sadıklardansan, eğer bunları ispata hazırsan haydi azap olarak bize ne getireceksen getir de görelim bakalım dediler. Gerçekten sen Allah tarafından bize gönderilmiş bir peygambersen, bu dediklerin gerçekten Allah’tansa bu ediklerini reddetmemize karşılık haydi ne tür bir azapla bizi tehdit ediyorsan onu getir de görelim, haydi gücün neye yetiyorsa göster, elinden geleni arkana koyma dediler. Onların bu meydan okuyuşlarına karşı dedi ki:

“Lût: “Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et.” dedi.

Ya Rabbi şu karşımdaki kâfirler topluluğuna karşı bana yardım et. Şu bozgunculara karşı, şu müfsitlere, şu ahlâksızlara karşı, şu Senin gösterdiğin helâl yollardan cinsel arzularını tatmin edecekleri ve Sana şükredecekleri yerde, Senin kendileri için yarattığın tertemiz kadınlarla evlenecekleri yerde yoldan çıkıp kendileri için çok rezil bir hayatı tercih eden sapıklara karşı bana yardım et ya Rabbi diye Rabbine yalvarıp yakardı. Rabbimiz Onun mücadelesini de Kur’an-ı kerim de detaylarıyla anlatmıştı.

“Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine de Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zâlimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.”

Evet, Allah’ın emri geldi ve o ahlâksız toplumun kentinin altını üstüne getirdi. Melekler kaldırıyorlar şehri tepe taklak yere vuruyorlar. Ve hepsinin üzerine de belirlenmiş, çamurdan taşlaştırılmış taşları yağdırdı ve Rabbin tarafından belirlenmişti o taşlar. Yâni her bir taş kimin beyninde patlayacak belli idi. Gerçekten o taşlar zalimlerden uzak değillerdi. Lût kavminin Kur’an’da bir başka ismi de “Mu’tefikat” tır. Yâni altı üstüne getirilmiş bir toplum manasına.

Allah üzerlerine bir yağmur göndermiş, o yağmurun arasında taş yağdırmış ve melekler de her bireri beş bin kişiden ibaret olan iki şehrin altını üstüne getirivermişlerdir.

Bu toplumun bulunduğu yer bugünkü Lût gölü ve çevresidir. Burası deniz seviyesinden çok daha aşağılarda bir çukurdur ki bu toplumun yere battığının göstergesidir. Ama şu anda insanlar Allah’ın bu helâk yasasını yanlış yorumlamaya çalışıyorlar. Allah’ın bu helâk yasasını insanların gözlerinden gizleyebilmek için atlaslardan Lût gölünün adını değiştirmeye çalışıyorlar. Aman bu insanlar Lût (a.s) ve onun yere batan ahlâksız toplumuyla ilgi kurmasınlar diye buranın adına ölü deniz demeye çalışıyorlar.

Evet, böylece insanlık Allah’a kafa tutan bir toplumun helâkine daha şahit oluyordu. İnsanlık Allah’ın gücüne kuvvetine bir daha şahit oluyordu. İşte Allah’ın elçisi yıllarca anlatmış, yıllarca uyarmış, yapmayın, etmeyin demiş. Bu gidişiniz dünyada azaba, âhirette de cehenneme doğru bir gidiştir. Gelin ey insanlar, Rabbinize iman edin. Gelin Rabbinizin sizden istediği bir hayatı yaşayın. Gelin kendi hayatınızı kendiniz belirlemeye ve keyfinizin istediği şeyleri yapmaya kalkışmayın. Sizin bir sahibiniz ve yaratıcınız vardır. Sizler hayatınızı Rabbinize borçlusunuz. Rabbiniz denemek için sizi bu dünyaya getirdi. Sizden öncekiler gibi şu anda sizler de imtihandasınız.

Öyleyse gelin inadı bırakın da Müslüman olun. Gelin Rabbinize teslim olun diye yıllarca uyardı onları, ama dinlemediler. Yan çiz-diler. Keyifleri ağır bastı. Şehvetleri ağır bastı. Menfaatleri ağır bastı da Rablerine ve Rablerinin elçisine isyan edince Allah da onların defterlerini dürüverdi.

Ama ne gariptir ki insanlar gözlerinin önünde cereyan eden bu helâk yasasından ibret almıyorlar. Zalimlerin sonu hep böyle olduğu halde yine de insanlar onların hemen arkasından hiç bir şey olmamış gibi zalimliklerine devam edebiliyorlar.

Bizler biliyoruz ki; bizleri yoktan var eden ve bizlerin yaşamamızdan, ölümümüze kadar olan ki evrede, bizlere kurallarıyla yönlendiren, yaratıcının emirlerine karşı gelen şu günümüz cahil, sapık ve ne yaptığını bilmeyenlere sözümüz söylemekten çekinmeyeceğiz. Onları Hak olan davetimizi yapıp doğru yolu göstermeye çalışıp, onları iyiye güzele sevk etmeliyiz. Baktık olmuyorlar Rabbimizden onların selahiyetine olacak şekilde dua etmeliyiz. En sonunda düzelme konusunda inat ediyorlar atamız Lud (a.s.)’ın duasıyla dua edip onları Rabbimize havale etmeliyiz. Rabbimiz bizleri, ailemizi ve tüm sevdiklerimizi bu kötü illetten muhafaza buyursun. Rabbimiz bizleri rızasını kazanan kullarıyla birlikte mahşer kalabalığında peygamber efendimizin sancağı altında gölgelenenlerden eylesin. Amin…

Selam ve dua ile…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s