BİR TEVHİD VE TESLİMİYET EYLEMİ OLARAK KURBAN…

“Hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Sen’i hakem tâyin ederek verdiğin hükmü, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan kabûl edip teslim olmadıkları müddetçe tam mü’min olamazlar.” (en-Nisâ, 65)

Teslîmiyet, İslâm kelimesi ile aynı köktendir. Bu sebeple İslâm’ı hakkıyla yaşayabilmek ve hakîkî kullukta bulunabilmek, ancak teslîmiyetle mümkündür. Çünkü Allâh -azze ve celle-, kulunun kendisinden başkasına râm olmasından hoşlanmaz.

Teslîmiyet, muhabbete dayalı bir itaat işidir. Bu itaat ve teslîmiyet bereketiyle İbrâhim -aleyhisselâm-’a, canı, malı ve evlâdı, yüce Rabbinin yolunda hiçbir engel teşkîl edemedi. Buna karşılık da hac ibâdeti, O’nun Rabbine tevekkül ve teslîmiyetinin kıyâmete kadar devâm edecek en güzel bir sembolü oldu. Çünkü İbrâhim -aleyhisselâm-’ın dili kalbine tercüman olarak dâimâ:

“…Ben Âlemlerin Rabbi’ne teslîm oldum!” (el-Bakara, 131) demekteydi.

Kurban, Allah yolunda fedakârlığın ona teslim olmanın ifadesidir. Mü’minler Kurban kesmekle, cedleri Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in şanlı hatıralarını anmakta, tazelemekte ve gerektiğinde kendilerinin de aynı teslimiyet ve fedakârlığa hazır olduklarını ifade etmektedirler. Kurban, fedakârlık, ihlâs ve cömertliğin sembolüdür. Kişilik kazanılmasında da etkisi büyüktür.

Kurban, Allah’a yakınlaşmak adına çok sevdiği oğlunu feda etmeyi göze alabilen Hz. İbrahim’in(as) kutlu anısıdır. Allah’a itaatin, teslimiyetin, güçlü ve derin bir imana sahip olmak gerektiğinin bir hatırlatmasıdır.

Müminler her kurban kesiminde, Hz. İbrahim(as) ile oğlu Hz. İsmail’in(as) Yüce Allah’ın buyruğuna kayıtsız şartsız itaat konusunda verdikleri başarılı imtihanın anısını tazeler ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını sembolik olarak gösterirler.

Kurban, vermektir. Kurban, teslimiyettir, Allah’a adanmışlıktır. Kurban, Hz. İsmail gibi Hz. Meryem’in annesi Hanne gibi her şeyden vazgeçebilmek, en sevdiğini feda edebilmektir. Kurban, uzun yıllar çocuğu olmayan bir baba olan Hz. İbrahim ile yine uzun zaman çocuğu olmayan bir anne olan Hanne validemizin en sevdikleri evlatlarını Allah’a adama şuurunun bir göstergesidir. Kurban, Hz. İbrahim gibi emre itaat, Hz. İsmail gibi teslimiyettir. Kurban en sevdiğini daha çok sevdiğin için bırakabilmektir. Sadece Allah için hesapsız ve içten vazgeçebilmektir.

Kurban; Rabbimizin bizlere bahşettiği en değerli hayatı, değersiz şeylerle harcamaktan kaçınarak en yüce değer uğruna adamanın temsilidir. Kurbanın sembolize ettiği gerçek; Hakk’a adanmanın, teslimiyetin diğer bir adıdır.

Kurban ibadeti ile temsilleşen fedakârlık ve teslimiyetin zirvesi İbrahim ve İsmail aleyhima’s-selam…

Ve imtihanlar dünyasında imtihan edilen iki peygamber…

Yaşlı bir baba olan İbrahim aleyhi’s-selam oğluna sordu: “Yavrucuğum, gerçekten ben seni rüyamda boğazlarken görüyorum. Bir düşün sen ne dersin?”

Ve oğlu cevap veriyor; düşünmeden, tereddütsüz, korkusuz, kendinden son derece emin bir sesle: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. Muhakkak beni sabredenlerden bulacaksın.”

Hayret!.. Hayret ki ne hayret!.. Bir şu cevaba bakın, bir de cevabı verene… Sanmayın ki İsmail aleyhi’s-selam o sıralar büyük, genç birisi… Daha çok ufak, küçücük bir çocuk…

Peki, bu cevabı verdirten neydi?

Fazla düşünmeye gerek yok, cevap belli… Kalbindeki iman bilinci, kalbindeki Allâh’a itaat bilinci ona bu cevabı verdirtmişti.

Diyebilirdi, “hayır, olmaz!” diyebilirdi, “babacığım daha çok küçüğüm.” Ve diyebilirdi, “henüz hazır değilim.”

Ama o, bunları söylemedi. Mazeretler sıralamadı. Yapamazdı böyle bir şey. İmanı müsaade etmezdi; bahaneler, mazeretler sıralamasına…

İşte bu teslimiyetin zirvesi bizlere kurban gibi mübarek bir ibadeti meşru kıldı ve her yıl tekrarlanmakta.

Kurban ile ilgili farklı yaklaşımlar, sahâbe sonrasında da devam etmiştir. Hz. Peygamber’in uygulamasına dayanan Ebû Hanîfe ve talebeleri, dinen aranan şartları taşıyan kimselerin kurban kesmesini vacip görürken; diğer fakihler ise bunu sünnet olarak değerlendirmişlerdir. Netice itibariyle kurban kesme, İslâm dünyasın genelinde canlı bir şekilde uygulanmaktadır.

İslâm geleneğinde kurbanın yerine nakit olarak bedelinin verilmesi kabul görmemiştir. Putları adına kurbanlar kesenlerin şirkine karşılık, İslâm’da ‘sadece Allah adına ve O’nun adıyla O’na gönderilen’ bir tevhid sembolüdür kurban.

Kurbanın ibadet boyutu kadar, toplumsal fonksiyonu da önem arz eder. Allah için kesilen kurban ibadetinde, tüketimi itibariyle muhtaç insanların doyurulması gibi pratik bir amaç gözetilir. Buradaki hikmet, Allah rızası ile birlikte yoksulun et ve gıda ihtiyacını karşılamaktır. Böylece kurban, Müslüman toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Zengine malını Allah rızası için harcama ve başkalarıyla paylaşma haz ve alışkanlığını verir; onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Neticede fakirleri de bayram günlerindeki sevince ortak ederek, birlik ve kardeşlik içinde huzurlu bir bayram geçirmelerini sağlar.

Hülasa, İbrahimce bir yakarışın, İsmailce bir teslimiyetin adıdır KURBAN.

“Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” ilâhi emrinin eyleme dönüştüğü an KURBAN.

Bir rüyaya aralanan göz ve o rüyada görülen bir çocuktur KURBAN.

“Babacığım, emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” yakarışının kalpleri titreten yanıdır KURBAN.

Bıçağın Allah için bilendiği, İsmail’in teslimiyetle durduğu anın adıdır KURBAN.

Ve bu teslimiyette bıçağın çaresiz kalışıdır KURBAN

Bir imtihandır o teslim oluş, o acziyet. Kulluğun zirvesi, samimiyetin tecellisidir.

Zira ne diyor âlemlerin sahibi:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele”

İsmail olana sabır ve teslimiyet, İbrahim olana azim ve niyet..

Kurban yakınlıktır.

Yakınlığını ver bize,

Eyy yakınlığına muhtaç olduğumuz…

Rabbim ihlaslı ve takvalı bir şekilde yolunda kurbanlar adamayı ve ömrümüzü ona kurban olarak nihayete erdirmeyi bize nasip ve müyesser eylesin…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s