Kağıttan gemiler saldım denize
Seni ulaşamayacaklar biliyorum
Ama ne yaparsın bir umut işte.
Her bir kayığa adını yazdım üşenmeden
Birerde kalp resmi çizdim en afilisinden
Söylemek isteyip de söyleyemediklerimi
Bütün özlemlerimi, bitimsiz sevilerimi
Bir hattat edasıyla bıraktım içlerine
Helal olsun ki ben gibi utanmadılar…
Kardeşim Karadeniz sen onları batırma
Kardeşimin kardeşi rüzgarlar alın kucaklarınıza.
Gerçi hepsi bu kadar da değil
Daha çok şey var sana anlatılacak
Ve sarılıp söylenecek daha çok şey.
Bir ara gelirsen sana anlatırım…


10.07.2020
Şiirbaz

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

2 thoughts on “KAĞITTAN GEMİLER”

Bir Cevap Yazın