En Uzun Gece ve Türkiye'ye Dair En Uzunlar Listesi | Özçekim
Ya Ben Fazlayım Bu Şehirde Ya Da Biri Eksik

Sevmiştik hepimizde. Umarsız sevmiştik, yalansız sevmiştik. Sevda denen yola çıkmıştık bir kere dönüşümüz yoktu. Gerçi kimsenin dönmeye de niyeti yoktu ya. Ama yıllarca öyle çok ara duraklarda beklemiştik ki, kaçan otobüslere mendil sallamayı bile çoğu kez unutmuştuk hepimiz. Dedim ya her birimiz bir gecelik akşamcıydık.

Kaçan kaçmıştı, yakalayamamıştık, koşamamıştık sevdalarımızın peşinden. Zira delikanlıya zor gelirdi gidenin ardından kovalamak. Biz öyle öğrenmiştik anamızdan babamızdan. Dedikodular diz boyu, arşı aşardı o zaman. Bizlere de bunlar yakışmazdı hani. Sonrasında geriye dönüp baktığımızda başladığımız yerden bir kaç metre bile uzaklaşmadığımızı fark ediyorduk. Bir acayip denklemdi yani çözemediğimiz. Dönüp dolaşıp aynı limana demir atıyorduk. Bu da kaderimizi kahkahalarla güldürmeye yetiyordu. Ama her nedense yüzümüzü güldürmemişti bu hayat. Kaderin bizlere yedirdiği kelekler bini aşmıştı. Bizler o keleklere bile alışmıştık.

Şiirbaz
07 Mayıs 1980

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın