Bu nasıl yanmaktır karlar altında
Harlı alevime ıslak buz değer
Beden yorgun düştü zorlar altında
Yolunda bir yokuşa bin düz değer

Aşk yağmurunu zamansız yağdırıp
Kirpiklerin birbirine değdirip
Yandan bakma kaşlarını eğdirip
Sen baktıkça şu yarama tuz değer

Gücenme sözüme sakın alınıp
Ellerin içinde fazla bulunup
Evinin önünde gezme salınıp
Bilirsin ki el nazarı tez değer

Nasıl kıydın sen bu tatlı canıma
Acımadın mı girerken kanıma
Uzak dur sakın ha gelme yanına
Korkarım ki benden sana köz değer

Kusûrî’yim her gün çekerim merak
Neden küstün, niçin durursun ırak
Bir nazar boncuğu al bir de tarak
Rüzgara şikâyet olur göz değer

Reklamlar

Bir Cevap Yazın