Saka Kuşu İnsan Eline Düştüğünde... - Oggito



Geceydi ay parlaktı yıldızlar kayıyordu ard arda
Gençliğimde durur mu oda koşuyordu peşi sıra
Bense balkonumdan sensizliği seyrediyordum
Seni diliyordum her kayan yıldızın ardından
Bardağımda kalan son yudum rakımı içerken
Umutlarımı meze yaptım
Giden gençliğimi tarator
Dökülen saçlarımı salata
Saçıma düşen akları da peynir saydım
Bir kuş sütü eksikti masada yani
Ama senin yokluğun daha da kötü
Resmin elimdeydi öyle masumdu ki yüzün
Dudakların öp beni diyordu ama korkuyordum
Öpersem incinir diye düşündüm
Yüreğim kapandan kurtulmuş saka kuşu gibiydi
Çırpınıyordu
Oysa yüreğimi çok kere sana uçurmuştum
Ellerim titriyordu
Doğmayı bekleyen cenin gibi heyecanlıydım
Resmin bana bakıyordu ben ağlıyordum
Yüzümü sakladım resminden
Zira ağlıyordum
Nedeni sendin
Nedeni sensizlikdi
Bendini aşmıştı bir kere durduramıyordum
Acaba dedim acaba o ne yapıyor şimdi
Acaba oda beni düşünür mü böyle
Ha ne dersin gülgoncası
Hayallerinde ve yüreğinde ben var mıyım hala?

Şiirbaz
19. Mayıs 2006



By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın