annem
gün doğmadan doğan
sesi gelmeden çaydanlığı fokurdar
gözleme kokusu delirtir
renk renk reçeller komaya sokar
annem
uyandırmaz
çalar saatim de yoktur
mutluluğun sesi dolar kulaklarıma
annem
çağırmaz
kokular çağırır
büyüsüne kapılır
ve ayaklar benden habersiz
mutfağın kapısını açar
annem
öper
gözüyle
eliyle
ayağıyla
ve
ince belli mutluluk
karşıma geçer
hadi ama
hadi
yumurtayı tokuşturmak
çaya hasbıhal etmek lazım
sonrası
peynirle zeytini tanıştırır
annem işte
kahvaltının gözü kulağı ayağı olur
beni her gün baştan doğurur
sonra güzel bir türkü tutturur
mutfak konuşur
eşlik eder
katıla katıla güler
canım

canım annem derim
varım yoğum
can damarım
şah damarı derler ya
tam da o
annem
sevdiğim
seveceğim
annem
Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın