Ey adaletin efendileri!
Hasret sokağında yıkık duvarlar var
Tamiri imkansız kaldırımlar…
Zemheride akan terimiz için
Her köşe başında bir ana ağlar.
Bölünmüş gökkubbbenin satırları
Altında hür kalmış binlerce heceler
Hecelerin afakı kıpkızıl…
Heceler için ağlayan geceler
Ve benim karanlık mahzenimde bir duvar
Ey adaletin efendileri!
Yürürken yalnız başıma sokakların
Tenha köşelerine doğru…
Kıvrım kıvrım yollar
Ardı arkası kesilmeyen dar sokaklar…
Sokakların içinde binbir matem
Matemlerde çözülemeyen bilmeceler.
Sükutun nabzında insanlık bî-karar
Ey adaletin efendileri!
Merhametin zincirlerini siz mi kırdınız?
Kimdir hür eyleyen o mâtemi,
Örümceğin ağında boşluğu…
Durduk yere siz mi ördünüz?
Bilmez misiniz geldi geçti niceler?
Ve akıbetimiz her zaman mezar!
Ey adaletin efendileri!
Gölgem göğüm kadar yüksek
Ve maviler kadar uçsuz bucaksız
Kanatlanır bir gün ruhum
Erişir Allah’a atsız pusatsız…
Yıkık dökük ömrüm var benim
Esmer avuçlarımın içinde taşıdığım bir canım var.
Bilir misiniz? Ne uzak şehirler olur?
Uzak şehirler içinde sultanlar,
Sultanlar içinde mihmanlar…
Mihmanlar içinde nice gamlar…
Gönül evinin göz çatısından
Her saat yağmur bir damlar.
Yağmur niçin yağıyor?
Toprağı yeşillendirmek için olamaz
Çünkü mevsim hazan, hava kar, kış
Mutlaka bir ölen olmalı
Sonsuzluğa göçüp giden olmalı…
Bunun için yağıyor belki yağmur
Cesedini yıkamak için bir devin…
Arındırmak gerekir tertemiz suyla;
Bir kaç damla yağmur suyuyla…
Çünkü kirlidir o devin bedeni;
Ayrılık, ölüm ve aşk korkusuyla…
Ey adaletin efendileri!
Özgürüm artık…
Ne ayrılık, ne ölüm, ne aşk…
Ne de bir tane korku var içimde,
Azrail’in cennetten getirdiği
Güllerden koku var içimde…
Ey adaletin efendileri!
Sonsuz bir yolculuğa çıkıyorum.
Bir daha geri dönmeyeceğim…
Belki aramayacak beni gözler
Ancak biliyorum ölsem bile her an;
Adımı yaşatacak ardıma bıraktığım
Onlarca nağme, yüzlerce sözler…
Bütün acıları bir trenin vagonuna koyup postaladım…
Ardıma kalan tüm dertler sizin olsun dostlarım.
Bütün kederler bendeydi katar katar
Ben, bütün dertlere bendeydim, yeter
Alın sizin olsun dünya ve içindeki her şey…
Ben dünyanın dert çeken kişi sandığıyım
Ey adaletin efendileri!
İyi süsleyin tabutumu zira;
Yaratana giden kutsal bir çeyiz sandığıyım…

Bir Cevap Yazın