BİN AYDAN HAYIRLI KADİR GECESİ

Kadir Gecesi:

Kadir gecesi, “kandil geceleri” denilen ve zamanla İslâm kültür tarihinde kutsallığına inanılıp çeşitli ibadetlerle ihya edilen, hatta merasimlerle kutlanan gecelerden birisi ve en önemlisidir.

“Kadir” sözcüğü planlama ve idare etme anlamına gelebilir. Değer ve makam anlamına da olabilir. Her iki anlam da kâinat çapındaki bu büyük olayla, Kur’an, vahiy ve peygamberlik olayı ile uyuşur. Şu varlık âleminde olan olayların arasında bundan daha büyüğü ve daha önemlisi yoktur. Yine bunun gibi kulların hayatlarında yüce Allah’ın planlamasını ve iradesini bundan daha iyi gösteren bir başka olay daha yoktur. Bu gece bin aydan daha hayırlıdır. Kur’an’da bu gibi yerlerde geçen sayı, olayın değerini sayılarla sınırlama amacı taşımaz. Bu sadece çokluğu ifade etmek içindir. Bu gece insanların hayatında binlerce aydan daha hayırlıdır. Nice binlerce ay ve binlerce sene geçip gitmiştir de, insanların hayatlarında bu mübarek ve mutlu gecenin yaptığı etkinin ve sağladığı değişimlerin bir nebzesini bile bırakamamıştır.

Bu gece büyük bir gecedir çünkü bu geceyi gerçek yüzü ile kavrayabilmek insanın kavrama yeteneklerini aşar. “Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” Sıradan insanların zihinlerinde bu gece ile ilgili olarak yaygın hale gelen birçok efsaneye sarılma ihtiyacı duymadan belirtelim ki bu gece yüce Allah’ın şu Kur’an’ı indirmeye başlamak için onu seçmesi açısından büyük bir gecedir. Bu ışık yağmurunu bütün varlık âlemine akıtmak için insanın vicdanına ve hayatına Allah’ın nurundan çağlayan esenliği eksiksiz tamamlamak için seçtiğinden dolayı büyük bir gecedir. Bu gece, şu Kur’an’ın inanç sistemini ve yeryüzüne ve vicdanlara yaydığı terbiyeyi içermesi bakımından büyük bir gecedir. Bu gece melekler ve özellikle de Cebrail yanlarına bu gecede inen şu Kadir suresinin bir cinsi olması bakımından Kur’an’ı alarak indikleri için ve şu surenin kelimelerinin olağanüstü bir ifade ile canlandırdığı kâinat çapındaki şenlikte yeryüzü ile gökyüzü arasına dağılıp yayıldıkları için büyük bir gecedir.

Bugün biz birbiri ardı sıra uzayıp gelen nesillerin ardından bu mübarek ve mutlu geceye bir göz attığımızda, bu gecede bütün yeryüzünün tanık olduğu, akıllara durgunluk veren şu şenliği kafamızda canlandırdığımızda ve o gecede olan olayların içyüzünü derinden derine düşündüğümüzde, sonra o olayların aşama aşama zamanın, yeryüzünün, kalplerin ve akılların düşünceleri üstüne bıraktığı etkileri ve izleri gözden geçirdiğimizde… Gerçekten büyük bir olayla karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Ve bu gerçeği işaret eden şu Kur’an’ın esrarından bir kısmını kavrayabiliriz. “Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?”

O gecede her iş hikmet uyarınca açıklanmıştır, yazılmıştır. Değerler, prensipler ve değer ölçüleri o gece konulmuştur. O gece kişilerin kaderlerinden daha büyük kaderler, milletlerin, devletlerin ve halkların kaderleri hatta daha da büyüğü ve daha çoğu gerçeklerin, sistemlerin ve kalplerin kaderleri belirlenmiştir.

İnsanlık bilgisizliğinden ve kötü talihinden kadir gecesinin değerini dikkatinden kaçırmış bu olayın gerçek anlamını ve bu işin büyüklüğünü kavramayı ihmal etmiştir. Ve insanlık bu olayı ihmal edip, tanımayalı beri yüce Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu en güzel ve en mutlu nimeti yitirmiş İslam’ın kendisine bahşetmiş olduğu mutluluğu ve gerçek esenliği, vicdan huzurunu, aile mutluluğunu ve toplum barışının arar olmuştur. İnsanlığın, madde alanında sağlamış olduğu ilerlemeler, medeniyette ve yapılaşmada almış olduğu yol, yitirmiş olduğu bu değerlerin yerine geçememiştir. İnsanlık bunca üretim patlamasına ve hayat standardını yükselmiş olmasına rağmen hâlâ bedbaht, hâlâ umutsuzdur. Kadir gecesi öyle değerli ki, Melekler ve Cebrail O gece Rabbin izniyle yeryüzüne inerler, Müminlere selam verirler.

İnsanlığın ruhundan bir kez parlayan o güzelim ışık sönmüştür, kendisine ihsanda bulunan ve yücelerin yücesine yükselen pırıl pırıl sevinci yok olup gitmiştir. Kalplere ve ruhlara dolan esenlik ortadan kalkmıştır. Ve yitirilen ruh sevincinin, göğün ışığının ve yücelere kanat çırpmanın yüz aydınlığının yerine hiçbir şey geçememiştir.

Bizlere mü’min olarak hiçbir zaman bu hatırayı unutmamak ve ihmal etmemek emrolunmuştur. Peygamberimiz Hz. Muhammed -salât ve selâm üzerine olsun- bu hatırayı ruhlarımızda canlandırmak için bizlere çok rahat ve kolay bir yol göstermiştir. Böylece Resulallah ruhumuzun sonuna kadar o hatıraya bağlı kalmasını ve kâinatta meydana gelen kâinat çapındaki bu olayı unutmamasını amaçlamıştır.

Resulallah bizlere her yıl bu mübarek geceyi kutlamamızı, Ramazanın son on gecesinde bu geceyi bekleyip araştırmamızı teşvik ederek bu yolu çizmiştir bizlere. Buhari ve Müslim’de yer alan bir hadiste Resulallah “Kadir gecesini Ramazanın son on gecesinde arayın” buyurmuştur. Onun Ramazan ayının hangi gecesi olduğunu düşünmek yerine Abdullah b. Mesud’un; “Bir senenin her gecesini ibadetle geçiren Kadir gecesini ihya eder.” sözü daha garantilidir.

Atalarımız; “Her geceyi kadir bil” demişler. Her gecenin hakkını verelim. “Her geleni Hızır bil” demişler herkese İslâmi kurallara göre davranalım. Rabbin rızası iyiliklerde gizlidir. Hangi iyilik yapılınca Rabbin rızasını kazanacağız onu bilemediğimizden, herkese ve her şeye iyi davranacağız. Karıncanın gönlünü alan Süleyman olur. Allah’ın gazabı da isyanlarda gizlidir. O’nun için hiçbir zaman kimseye kötülük yapmamaya ve Allah’a isyan etmemeye dikkat edeceğiz.

Yine Buhari ve Müslim’de yer alan bir hadiste Rasulullah’ın “Kim kadir gecesini imanla ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya eder değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır” buyurduğunu görmekteyiz.

İslam; dış görünüşcü ve şekilci bir din değildir. Zaten bunun için Resulallah bu gecenin kutlanmasında “iman etmeyi ve sevabını Allah’tan beklemeyi” şart olarak belirtmiştir. Bunun nedeni yapılan kutlamanın “iman ederek” bu gecenin kapsadığı büyük anlamları canlandırması ve sadece Allah’ı gözeterek, O’na samimiyetle bağlı kalarak ve “sevabını Allah’tan bekleyerek” olması içindir. İşte insanın kalbine ancak bu kutlama sayesinde Kur’an’ın indiği anlama bağlı olarak birtakım belirli gerçekler dolabilir.

İslam’ın eğitim alanında izlediği metod, ibadet ile vicdanlardaki inanç sisteminin gerçeklerini birbirine kaynaştırmak ve ibadeti bu gerçekleri canlandırmak ve açıklamak için, sadece düşünce alanında takılıp kalmayıp aksine duygulara sızan canlı bir şekil halinde yerleştirmek için bir araç yapmaktır.

Artık kesin olarak belli olmuştur ki, yalnız bu sistem sözünü ettiğimiz gerçekleri canlandırabilecek ve onu vicdanlarda ve davranış alanında harekete geçirebilecek en elverişli sistemdir. Yine açıkça ortaya çıkmıştır ki ibadet desteği olmaksızın ve ibadet yolu dışında bu gerçekleri sadece teorik olarak kavramak onları var edemez ve onlara ne kişinin hayatında ve ne de toplum hayatında itici bir hareket sağlayamaz.

Kadir gecesi hatırası ile iman ederek ve sevabını Allah’tan bekleyerek o geceyi kutlamayı birbirine bağlamak İslam’ın parlak, sağlam sisteminin bir yönünü teşkil etmektedir.

Kadir Gecesinin Belirlenmesi:

Surenin ilk ayetinde Kur’an’ın bu gecede, Bakara suresinde de (2/185) Ramazan ayında indirildiği belirtilmiştir. Buna göre Kadir gecesinin Ramazan ayı içerisinde olduğu açıktır; Ramazan’ın hangi gecesine denk geldiği konusunda 40 farklı görüş vardır. Ama ümmetin büyük âlimlerinin çoğunluğu, Ramazan ayının son on gecesinin tek gecelerinden biri olarak açıklamışlardır. Bu âlimlerin çoğunun görüşü de 27. gece olduğu yolundadır. Bu konuda bazı sahih hadisler rivayet edilmiştir.

Bir Hadisinde Peygamberimiz şöyle buyurdu:

Şüphesiz ben (evimden) çıkıp size Kadir Gecesi’ni haber verecektim. Derken iki adamın çekişip sürtüştüğünü gördüm; o sebeple (hangi gece olduğuna dair bilgi) kaldırıldı. Umarım ki bu sizin için hayırlı olur. Artık siz onu Ramazan’ın son on gününde arayın. (Buhari, Leyletu’l-kadr: 4; İman: 36; Edeb: 44; Daremi, Savm: 54; Ahmed: 1/259; 5/313, 319.)

Ebu Hureyre’den, Rasulullah’ın, Kadir Gecesi’nin 27. ya da 29. gece olduğunu söylediği rivayet edilmiştir. (Ebu Davud, Tayalisî)

İkinci rivayet yine Ebu Hureyre’den şu şekildedir: “O, Ramazan’ın son gecesidir.” (Müsned-i Ahmed)

Zir b. Hubeyş, Ubey b. Kab’a Kadir Gecesi’ni sorduğu zaman yemin ederek ve istisna etmeden O’nun 27. gece olduğunu söylemiştir. (Ahmed, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Neseî, İbn Hibban)

Ebu Zer’e bu konuda sorulduğunda şöyle demiştir; Hz. Ömer, Huzeyfe ve Rasulullah’ın ashabının pek çoğunun şüphesi yoktur ki o Ramazan’ın 27. gecesidir. (İbn Ebi Şeybe)

Ubade b. Sâmit, Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

“Kadir Gecesi, Ramazan’ın son on gecesinin tek gecelerindedir. 21. 23. 25. 27. 29. gecesidir.” (Müsned-i Ahmed)

Abdullah b. Abbas, Rasulullah’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Onu Ramazan’ın son on gecesinde arayın ki, ay bitmeden on veya dokuz gün kaladır veya yedi gün kala veya beş gün kaladır. (Buharî)

Âlimlerin çoğunluğu Rasulullah’ın bu sözünden kastın, “Tek’li gecelerde arayın” olduğunu söylemişlerdir.

Hz. Ebubekir’den (r.a) şöyle rivayet edilmiştir: 9 gün kala, 7 gün kala, 5 gün kala, 3 gün kala veya son gece denmesinden kasıt “bu gecelerde Kadir Gecesi’ni arayındır.” (Tirmizî, Neseî)

Hz. Aişe (r.a) Rasulullah’tan şöyle rivayet etmiştir: Kadir gecesini Ramazan’ın son on gecesinin tek gecelerinde arayın. (Buharî, Müslim, Ahmed, Tirmizî)

Hz. Aişe ve Abdullah b. Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir: Rasulullah hayatı boyunca Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa girmiştir.

Ebû Hüreyre (R.A.), Ebû Saîd’in (R.A.) şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Biz, Resûlüllah (A.S.) ile birlikte Ramazan’ın ikinci onunda itikâf etmiş bulunuyorduk. Yirminci günün sabahı olunca nevalemizi naklettik ve Resûlüllah (A.S.) yanımıza geldi. O bize şöyle buyurdu:

Kim itikâf etmek istiyorsa, itikâf ettiği yere dönsün. Bu gece bana (Kadir) gösterildi ve ben de su ile çamur üzerine secde ettiğimi gördüm.

Resûlüllah (A.S.) itikâf ettiği yere dönünce gök yağmur hareketi gösterdi ve biz de yağmurlandık. Muhammedi (A.S.) hak üzere gönderen zata yemin ederim ki gök o günün sonuna kadar bu hareketi gösterdi (yağmur yağdı). Mescid de gölgelik üzerinde bulunuyordu. And olsun ki, Resûlüllah’ın (A.S.) burnunda ve burun ucunda su ve çamur izi bulunduğunu gördüm.

Bu gece hakkında, Muaviye, İbn Ömer, İbn Abbas gibi sahabelerden bazı rivayetler mervidir; bu nedenle selef ulemasının büyük çoğunluğu Ramazan Ay’ının 27. gecesini Kadir Gecesi olarak kabul etmişlerdir.

İşaretleri veya Alâmetleri:

Zirr, diyor ki:

Übey b. Kab’a: “Kardeşin Abdullah b. Mesud, Bütün yılı ihya eden Kadir gecesini yakalar diyor, dedim.” Dedi ki:

 “Allah Ebu Abdurrahman’ı mağfiret etsin! Ramazanın son on gününde olduğunu bilmiştir. O yirmi yedinci gecedir. Ama insanların boş vermemelerini istemiştir. Sonra da inşallah demeden yirmi yedinci gece olduğuna yemin etti.”

“Bunu neye göre söylüyorsun Ebu’l-Münzir?” dedim. Dedi ki:

“Rasulullah (s.a.)’ın bize haber verdiği bir alâmetle veya mucize ile: O gün güneş ışıksız doğar.”

Buradan da anlaşılacağı gibi bu gecenin alâmetlerinden birisi o gecenin sabahında güneşin ışıksız beyaz doğmasıdır.

Ebu Davud et-Tayalisi, İbni Abbas’tan Rasulullah (s.a.)’ın Kadir gecesi hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etti:

“Cömert, mutlu bir gecedir. Ne soğuk ne de sıcak. Sabahında güneş zayıf kızıl olur.”

İbni Ebi Asım en-Nebil, Cabir b. Abdullah’tan isnadı ile Rasulullah (s.a.)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etti:

“Bana kadir gecesi gösterildi de unutturuldum. O Ramazanın son on gecesindedir. Mutlu, hoştur. Ne sıcak ne de soğuktur. Sanki ay var gibidir. Fecri aydınlanıncaya kadar şeytan çıkamaz.”

İlim adamları bu konuyla ilgili yukarıda anlatılan rivayetleri dikkate alarak Kadir Gecesi’nin birtakım alâmetlerini tespit edip belirlemişlerdir. Şöyle ki:

1- O gece daha çok rahmet anlamında yağmur yağar,

2- O gecenin sabahı havada bulut, sis ve benzeri şey olmaz; güneş net ve pırıl pırıl ışıldar.

3- O geceyi ibâdetle geçirenlerin kalbinde ferahlık ve yatışkanlık hissedilir.

4- O geceyi ihya eden mü’minlerin mal ve ömürlerinde feyiz ve bereket alâmeti görülür.

Şüphesiz bu alâmetlerin hepsinin biramda aynen gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ama bunlardan bir kısmının ortaya çıkması bile o gece hakkında bir ipucu olmaya kâfi gelir. Allah daha iyisini bilir.

Geceler Arasında Gizli Olmasının Hikmeti:

Kadir Gecesinin faziletlerinden feyz alınabilmesi, insanların bir gecelik ibadetle yetinmeyip daha fazla gecede ibadet etmeleri için Allah (c.c.) Rasulû, Kadir Gecesi’ne belli bir geceyi tayin etmemiştir.

Kadir gecesinin gizlenmesindeki hikmet, ölüm vaktinin ve kıyamet gününün gizlenmesindeki hikmet gibidir. Ta ki, mükellef taatta gayretli olsun, cehdini artırsın, gaflet edip tembellik yapmasın, boş vermesin. Mükellefin bizzat o geceyi bilmemesi, günaha ve bilerek hataya düşmemesi için yararlı olup kula şefkatten ileri gelmektedir.

Kul, tahmin edilen geceleri ihya ile geçirince Allah meleklerine övünür ve buyurur ki: “Orada bozgunculuk edecek, kanlar dökecek kimse mi yaratacaksın?” demiştiniz. Bu onların vaktini tam bilmedikleri bir işteki gayretleridir; bir de onu belirli yapsa idim?” İşte o zaman “Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim.” sözünün sırrı ortaya çıkar.

Nasıl ki duâ ve dileklerin kabul saatini cuma gününde; Salât-i Vüstâ’yı beş vakit namaz arasında; İsm-i-A’zam’ını, yani en yüce, en büyük ismini doksan dokuz ismi arasında; kendi hoşnutluğunu taât ve ibâdetler arasında gizleyip daha çok ibâdet ve taâtle meşgul olmamızı dilemiştir. Bunu biraz daha açıklayacak olursak, şöyle diyebiliriz:

a) Cuma gününü daha çok duâ, niyaz ve sair ibâdetle geçirmemiz için onda duâ ve dileklerin kabul anını,

b) Namaza özen göstermemiz ve her vakit namazının üstün rahmet ve gufrana vesile olacağını hesaba katmamız için beş vakit namaz arasında “Salât-i Vüsta”yı,

c) Dua ve isteklerimizde ilâhî isim ve sıfatları sık sık anmamız ve en tesirli olan Yüce İsmine rastlamamız için doksan dokuz ismi arasına İsm-i A’zam’ını,

d) Bütün ibadet ve taâtlere rağbet etmemiz için ibâdet ve taâtler arasına rızasını,

e) Her türlü günah ve kötülükten kaçınmamız için günah ve kötülükler arasına gazabını ve hışmını,

f) Kulluk görevimizi aksatmayıp düzenli ve lâyık olduğu şekilde yerine getirmemiz için kıyametin kopuş saatini gizli tutmuştur.

Geceden Maksat Nedir?

Burada şu soru sorulabilir: “Mekke’de gece iken dünyanın pek çok yerinde gündüz olduğuna göre, o bölgelere hiçbir zaman Kadir Gecesi gelmeyecek mi?”

Cevabı şudur: Arapça’da “Gece” kelimesi çok kere gece ve gündüzü birlikte ifade etmek için kullanılır. Onun için Ramazan’ın bu tarihlerinde dünyanın her yerinde o günün önceki gecesi Kadir gecesi olabilir.

Şa’bi dedi ki: O günün gecesi gündüzü gibidir. Gündüzü de gecesi gibidir.

Ferra’ da şöyle diyor: Allah Kadir gecesinde sadece mutluluk ve nimetler takdir eder. Diğerlerinde de belâları ve dertleri de takdir eder.”

Said b. Müseyyeb Muvatta’da şöyle diyor: “Kadir gecesinin yatsı vaktinde bulu­nan, ondan nasibini almıştır.”

Bu Gece Nasıl İhya Edilir?

Kadir Gecesi bütün kutsallık, bereket, rahmet ve gufran havasıyla Allah’a dosdoğru imân edenlerin ruhen arınmasına, vicdanen gelişmesine ve kalp yatışkanlığına erişmesine vesiledir. Nitekim Cenâb-ı HaK bu ve benzeri vesileye dikkat çekerek Kur’ân’ın iki yerinde şöyle buyurmaktadır:

«Ey imân edenler! Allah’tan korkup (kötülüklerden, ilâhî sının aş­maktan) sakının. O’na yakın olmak için vesîle arayın ve O’nun yolunda cihad edin. Ola ki korktuğunuzdan kurtulup umduğunuza kavuşursunuz.» (Mâide: 5/35)

Allah yolunda hâlis bir niyetle cihad nasıl güzel bir vesileyse, Kadir Gecesi’ni şanına lâyık anlamda ihya etmek de ayrı ve çok güzel vesiledir. Bu fırsatları kaçırmak ise, ileride durmadan hayıflanmaya, derin bir pişmanlığa sebep olur.

«İşte onların yalvarıp durduklarından Rablerine hangisi daha yakın­sa, onunla (yaklaşmak için) vesîle ararlar; O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü gerçekten Rabbinin azabı korkulup sakınılmaya elverir.» (Nisa: 4/57)

Kadir Gecesi bütün afetlerden bir kurtuluştur. Ümmet-i Muhammed (s.a.v) bu gece özellikle korunmuştur. Şeytan hiçbir kötülük, şerri o gece kimseye (onu ihya edenlere bilhassa) ulaştıramaz.

Bu sebeple Ramazan’ın son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber dünyevî işlerden uzaklaşıp mescitte itikâfa çekilir, vaktini daha çok ibadet ve tefekkürle geçirirdi. Dolayısıyla müminler de kadir gecesini ibadetle ve dualarla ihya etmelidirler.

Bu hususta Resûlüllah (A.S.) Efendimiz’le Onun ashabının örnek hareketleri ve aşkla yaptıkları ibadetler, tavsiye ettikleri dualar bizim için en güzel ihya tablosunu içermektedir. Şüphesiz duâ ve ibadetin en uygun ve en faydalısı, Resûlüllah’ın {A.S.) tavsiye buyurduğu ve bilfiil yerine getirdikleridir.

Böylece ilâhî rıza gözetilerek yapılan dualardan ve ibadetlerden her biri Cenâb-ı Hakk’a yakın olmaya vesiledir. Kadir Gecesi ise, duâ ve ibâdetler, rahmet ve bereketler, gufran ve inayetler havasına girilerek kulun Rabbına daha çok yaklaşmasına vesîle teşkil eder.

İbadet denilince, ilk akla gelen namazdır. Zira namazın bir benzeri yoktur. O bakımdan Resûlüllah (A.S.) Efendimiz sözü edilen son on günün gecelerinde de bu ibadete ağırlık vermiştir.

Duaya gelince, her ne kadar namaz baştan sonuna kadar birçok duaları yansıtmaktaysa da, onun dışında birtakım duâ ve niyazlarda bulunmanın sayılmayacak kadar faydaları vardır. Nitekim sahîh rivayete göre: Hz. Aişe Vâlidemiz’in Kadir Gecesi’ne kavuştuğu takdirde nasıl duâ edeceğini Resûlüllah (A.S.) Efendimiz’den sorması bu konuda bize ışık tutmaktadır. Resûlüllah (A.S.). Hz. Aişe’nin (R.A.) bu sorusunu şöyle cevaplamıştır:

«De ki: Allah’ım! Şüphesiz sen affedensin, affetmeyi seversin; beni de affet!”

Kadir Geceniz mübarek olsun.

Kaynaklar:

İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri: Celal Yıldırım

Tefsirül Münir: Vehbe Zuhayli

Fi Zilalil Kur’an: Seyyid Kutub

Tefhimül Kur’an: Mevdudi

Tefsiri Kebir: Fahreddin Razi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s