İç Konuşmaları IV.

(*)”Birini çok sevmek gibiyim” öyle alelâde, öyle yarım yamalak. Ne gidebiliyorum ne kalmak konusunda bir uyumum var.
Bugün Tanrı kucaklıyor öksüz kızını. Iç çekişlerim ümitli. Kulaklarımda dilini konuşamadığım bir ezgi dolanıyor.Bir acı harman oluyor tenime. Yollar boş, henüz kimsecikler gözlerini açmamış yeni güne. Üstümde hep bir şeyleri unutmuştuk tedirginliği. Bir çok kez ceplerimi kontrol ediyorum. Kafamı bir türlü toparlayamıyorum. Kepenkleri kaldıran mahalle esnaflarının yanından geçiyorum. Başımı hafifçe eğerek selam duruyorum. Her şey çok ağır diyorum, havaya bir ağırlık hakim. Kış desem değil, güz desem değil. Tuz katık etmişler sanki bala. Canım bedenimden çıkacakmışcasına kanım çekiliyor. Bilmelisin ki sadece sarılmak istiyorum Tanrı. Lütfen kucakla beni!

 

(**) ”Eyvah ne yer, ne yar kaldı
gönlüm dolu ah u zar kaldı.”

Söğüdün dalında mor erşap. yel silsilesi tarumar etmiş ovayı.
Deyiver bana da, dem-i devran da gurbette düşün nedir? Gidememek de eş midir gurbete ? Şimdi sen de hele, neredesin? Başka bir yerde misin? Çağırsam gelir misin? Hangi denizin kumuna karıştın? Peki söyle, sen kimin gurbetine hüküm giydin?

 *
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); Kafamı çevirip de Artos’a baktım ben dün gece düşümde. Yel silsilelerinin Savaş verdiği Artos’a! Tepesine çıkanın dağ yamacından savrulduğu ulu bir dağa hüküm sürdüm.Demişler baban bekler yamaçlarında,kafa tutmuşum Doğu Yellerine, Ay’a selam durmuşum. Tutmasınlar bu yol sevda yoludur. Ben bu yola revan olmuşum.

*

Ben diyorum ki benimle Toroslara gelsen. Yurtsuz kalmasak ikimizde. Belki anamız bağrına basar.Kar dibinden çiçek açtıran; goncayı gülden, gülü bülbülden, bülbülü serde can ile cananından eden anamız. Kim bilir, belki bir ses olur da boğazına düğümlenirim. Yeniden zikredersin adımı. El çölünde çiçek ekme boşuna, benim badem tasta hazırdır. Seher yelini de rezil rüsva eyletme yolunda!
Saf bir meydir, bunun bir şişesi, gel saki’n olayım, zehirine al katayım. İlle dersen ki has bahçaya koşayım. Koş, koş ki dinsin kanı yaranın. Selam eğle Kaf Dağının ardına. Söyle vurmasınlar kuşları kanatlarından. Gözümün pınar’ında akıtacak yaşım tükendi.

*, Didem Madak
** Abdülhak Hamit Tarhan.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s