minicik ufacık çoraptan
çıkan ayak
uykular arası düşlerin koynunda
minicik
aydan beyaz doğar
ve
yürür
umudun elinden tutar
dilinde ki tılsıma kapılır
koşar koşar
ve
fark edemez
o pamuktan beyaz ayak
çividen soğuk
buz…
teki düşmüş
emzikten düşmüş
bebek gibi
sanki
düş diyarı değil
camdan kesik hayal tarlası
battılar kese kese
teki olmayan
rengi olmayan
ümitsiz kırıklar…
ve
düştü
resimden
rengini kaybetmiş
örselenmiş
yitik çoraplar
çekmecemde ne çok
kıvırıp attığım
unuttuğum hayaller
yürümez
konuşmaz
tılsımını kaybetmiş
kırık bir çivi acısı
çocuk ayaklarımdan
emekleyip
yüreğime
oturan soğukluk
üşüyorum
SİBEL KARAGÖZ

Bir Cevap Yazın