Ağladım her gece derdimi bilmedin ki
Aklına gelip de gözyaşımı silmedin ki
Seni nasıl sevdim ah be güzel kız
Gözlerime bakıp da anlayamadın ki…

Senin için ölürdüm öl deseydin

Yok ederdim dünyayı ah bir gülseydin

Senin için yanıp bittiğimi

Gözlerime bakıp da anlayamadın ki…

Bir filizdim hem de yemyeşildim

Çürüttün beni şefkat göstermedin ki

Sensiz geçen uykusuz gecelerimi

Gözlerime bakıp da anlayamadın ki…

Aşk yolumu sana açtım geçmedin ki

İki gül vardı biri kırmızı seçmedin ki

Sensiz nefes alamıyorum inanmadın ki

Kanayan yarama bakıp da anlayamadın ki…

Sana aşkımı verdim karşılık görmedim ki

Hep ağladım ama hiç gülmedim ki

Gözyaşımı sakladım görmesin diye

Şiirlerime bakıp da anlayamadın ki…

Şiirbaz

EYLÜL. 1995

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın