HÂHER

 Kardeşim Suna’ya
Sana mavi bir dünyanın karanlığını vadediyorum hâher
Bizim de ellerimizden tutacak bir gökyüzümüz olmalı
Sözlüklere mahrem bir ağacın gölgesinde
Upuzun bir ipe diziliyorum hâher
Tek tek, tane tane
Önce harflerimden damlıyor
Yaşamanın tüm ağır yükleri
Yıkanıyorum, yıkanıyorum, yıkanıyorum
Damla damla dökülüyor
Kelimeler
Cümleler
Sonra bomboş sayfalar kurutuyorum güneşte
Tüm cılız ipler taşıyabilir
Alnımdan çaldığım karanın çıkmaz lekelerini
Virgülün ayağına taş değiyor hâher
Noktalar konuyor sarkan kollarımın üzerine
En çok da parantezler
Bir giyotine asılıyorum kollarımdan
Dallarım ya Hallac’ın bahçesi
Yahut söğüt gövdesi
Dikkatle yürüyorum incecik bir çizgide
Alkışlar duyuyorum, ağlamalar
Yukarıdan bakıyorum yukarıya
İpe değen her adımım ağır bir yenilgi
Topladığım kelimeler cebimden düşüyor
Kazanılmış bir boşluğu ipe diziyorum hâher
Bizim de güneşte kurutacağımız cümlelerimiz olmalı
Virgülün ayağına değen taş
Cambazın katilidir öyle değil mi?
Ya da bunları boşver hâher
Tüm iplerden düşüyoruz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s