GÜZEL GİTTİN, GÜZEL BİTTİN

Öylece kaldım pencerenin dibinde. Paspasın altında yedek anahtar, diyemedim. Rafa koyulan üstü tozlu plak geldi aklıma. Alıp çalmak istemedim. Yorgunluktan mola verilmiş, tezgahın üstünde duran birazda yalnızlık kokan, sessizliği anımsatan,bir o kadar da seni hatırlatan o kitabı okuyamadım. Yarım kaldı. Yarım kalan,yarına kalmasın dedim. Kaldı. Bitmeyen sadece kitaplar zannederdim bu yaşıma kadar. Yaşım dediğime bakma. Ruh yaşım kemik yaşımı geçeli epey oldu. Pencere mi? Penrecerinin önü gözyaşı ile dolu. Yağmur da yağmıyor oysa. İnsanlar yağmur yağınca mı ağlamış gibi görünüyor? Yoksa ağlamak için yağmuru mu bekliyor? Bilmiyorum. Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerdeyim. Mülteci gönlünü ferah tut. Her şey bıraktığın gibi. Anahtar paspasın altında, evin düzeni olduğu gibi, değiştirmedim. Kahve fincanları ikinci rafta. Yerini benden daha iyi biliyorsun sonuçta. Gülüşlerin hala dün gibi kulağımda. Çığlıklarını ve gözyaşlarını bir bavula tıktım kapının önüne bıraktım. Kiminin hatırası kalır kiminin ise hatırı… Burada çok şey kaldı. Çok şey… Güzel gittin. Hakkını vermek lazım.Güzel gittin, güzel bittin..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s