Köylerden şehirlere hızlı göçün başlamasıyla beraber bazı değerlerimizi de yavaş yavaş kaybetmeye başladık. Bunlardan biri de yaşlı ana babalarımızla olan ilişkilerimizdir. Yapılan işlerde samimiyet çok önemlidir. Siz bir işi samimi yaparsanız bugün olmazsa yarın müşterisi mutlaka bulunur. Bu bağlamda 2009 yılında hayatın içinden gördüklerimi, duyduklarımı harmanlayıp kaleme aldığım aşağıdaki şiirimi sosyal medya ile paylaşınca hiç tahmin etmediğim, beklemediğim şekilde rağbet gördü.
Takip edebildiğim kadarıyla; Kanal 7 ‘de İkbal Gürpınar Hanım, Atv ‘de Nursel İdiz Hanım, Kanal A’da Yusuf Kavaklı Hocam, Ramazan etkinliğinde Çorum Aksemseddin Camii bahçesinde, Şiir gecesinde Sinop eski Valisi, Bayram namazı vaazında Kastamonu Müftüsü, Cuma vaazında Konya – Akşehir Ulucami imamı, Kayseri, Sakarya ve birçok ilimizde mahalli gazetelerde makale olarak, sosyal medya da özellikle köylerin sitelerinde sayısız yayımlandı. İl Müftü yardımcısı değerli dostum Adnan Zeki Bıyık ve daha farklı kişilerce seslendirildi.  Bir valimiz vasıtasıyla Başbakanlık basın müşavirliğine ulaştırıldı. Çok hoşlarına gittiği dönüşü yapıldı. Geçenler de Hâkimiyetten Recep Mebet kardeşimin attığı bir video da gördüm 6,5 MİLYON GÖRÜNTÜLENMİŞ ve 129 bin Paylaşım olmuş ve Yüzlerce yorumlanmış. Diğer paylaşım sitelerini de hesaba kattığımızda bu rakamın 8 Milyona ulaştığını tahmin ediyorum. Yorumlara baktığımda şiirimi dinleyen okuyan makamı ne olursa olsun kendisine bir hisse pay çıkardığı kanaatindeyim. Osmancık ta bu şiirimi torunundan dinleyen 85 yaşındaki yaşlı ebe dede  o kadar hoşlarına gitmiş ve duygulanmış ki 8 defa gözlerimden öpmüştü.  Bazılarını eleştirdiği (!) gibi sanat değeri olmasa da şiirime olan ilgi alaka beni gerçekten çok sevindirdi. Tüm yorgunluğumu dindirdi. Bu doğal şiirimi okuduğunda dinlediğinde ‘AYNEN DOĞRU’ diyebilen herkese arz ediyorum. Rabbim son dem de yaşlılarımızın duasını alabilmek nasip eylesin…

ANADAN OĞULLARINA MEKTUP

Köyümüz şehirden yüksek mi yüksek,
Baban ihtiyarlıyor oğul, bilmem netsek
Söz dinlemiyor artık ahırdaki eşek,
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Sizi 9 ay 10 gün karnımda taşıdım
Beş oğul bir kızım için yaşadım
Şimdi halim kalmadı, gençliğimi boşadım
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Köyde bacalar eskisi gibi tütmüyor,
Çorba dahi boğazımızdan geçmiyor
Takatimiz kalmadı işler bitmiyor
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Geçenlerde kasabadan köye doktor geldi
Sağlam kimse kalmadı herkese ilaç verdi
Bana da kendini yorma ansızın gidersin deyiverdi
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Eskiden köyümüzde yağız delikanlılar vardı
Al duvak içinde gelinler, giderken ağlardı
Gençler köyü terk etti, şimdi ihtiyarlar kaldı
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Hani yalnız yaşayan komşumuz Ali amca vardı
O da rahmetli oldu cenazesi üç gün kaldı
Mezarını kazacak delikanlı bulunamadı
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Öğrenci yokluğundan artık okul kapalı
İhtiyarlayınca, babanın döküldü saçı sakalı
Benimde dizlerim tutmaz, ağır işlere bakalı
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

İmam usandı, tayin yaptırıp gitti
Bir ezan sesi duyuyorduk o da bitti
Hastalıklar çoğaldı artık canımıza yetti
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Analarda ciğer, evlatlarda merhamet olur
Gezen görür, yaşayan ölür, eden elbet bulur
Hayır duamızı alın biz ölmeden ne olur
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Sizin huzurunuzu kaçırmak istemem
Gelinlerimi severim asla kin beslemem
Şimdi gelmezseniz cenazeme de istemem
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

OĞULLARIN ANA MEKTUBUNA CEVABI

(1. oğul)
Ana,  şimdi Akdeniz sahillerindeyiz,
Buralar çok güzel herkese tavsiye ederiz.
Çocuklar diyor,  ölürüz de asla köye gitmeyiz
Kusura bakma,  çocuklar istemeden biz gelemeyiz!

(2. oğul)
Ana, mektup yazmışsın bize boşu boşuna,
Çünkü daha açarken gitmedi hanımın hoşuna,
Sen idare et artık,  bu sene de yalnız başına,
Kusura bakma, ben hanımı gönderemem ana!

(3. oğul)
Ana,  gönderdiğin mektubu şimdi okudum hanıma,
Dedi bu devirde hizmet eden var mı?  Allah aşkına,
Ne olur soğuk su katma bu yaştan sonra, pişmiş aşıma,
Kusura bakma ana,  ben gönderemem hanımı sana, asla!

(4. oğul)
Ana darılma, vakit bulup ta mektubunu okuyamadım,
Şimdi okuyunca ne demek istediğini çok iyi anladım.
Benim hanımdan başka çağıracak gelin mi bulamadın?
Kusura bakma gönderemem, hanım oralara alışamaz ana!

(5. oğul)
Ana abim söyledi, hizmete bizim hanımı çağırmışın,
Olur mu öyle şey, doğalgazdan sobalı eve nasıl alışsın.
Birde önceden başlamış günleri var, onlar yarım mı kalsın?
Kusura bakma ana gönderemem, bu sene bizimki kalsın!

(ortak çözüm)
Ana, ana dört kardeş hanımlarıyla bize geldiler.
Anamızın isteği yerinde,  acil çözüm bulalım dediler.
Bizler ne yapacağız diye düşünürken,  akılı gelinler verdiler.
Kusura bakma ana, sana hizmete ancak bacımızı uygun gördüler!

KIZININ CEVABI:

Toplanıp hakkımda kılınmış karar
Denmiş ki, kızı varken ne diye bizi arar
Eşim izin vermezse, istemem neye yarar
İzin alabilirsem koşarak gelirim annem
Senin halini en iyi ben bilirim annem!

MAHİR ODABAŞI – 2009

Bir Cevap Yazın