İnsanlar için zaman
İnanmak mefhumuyla başlar.
Bunu ussal çatışmalarımdan çıkardım.
Ama neye ve nasıl inanmanın;
O ağırlığı
O katı ve sert duruşu
O değişmezliği ve durağanlığı
Kendi içinde devinimliliği…

Şakaklarımdaki o ağrı
Sona varamadan yoruluyorum
Bu yorgunluk
Aklın dimağına safran çalıyor.

Gözlerim istemsizce
-Penceremde kırılan
Bir fizik yasasıyla
Bir adanmışlıkla
Kırıldıkça dağılan-
Işık demetine çarpıyor.
Zor olmuyor kaynağına erişmem…
Bakınca görebildiğim sınıra ,
O aklımın hayal edebildiği sınıra;
Sonsuzca karanlık
Sonsuzca meçhullük
Ve alabildiğince giz sığarken,
Bir tül hafifliğiyle tepemizde duruyor
Tepemizde dönüyor
Sarkıyor, şekil alıyor
Tekrar ediyor .
Onun kaynağı diyorum kendime?
Yada onun kaynağı ?
Gözlerimi çekerek bu sonsuzluktan
Sona varamadan yoruluyorum.
Bu yorgunluk aklın dimağına safran çalıyor…

Eda Ekici

By Eda Ekici

İlâhiyat Fakültesi

Bir Cevap Yazın