Her önüne geleni alırsan hayatına sonucuna da katlanırsın elbet. ’’İnsan tanıdıkça güzelleşir’’ sözüne katılmıyorum. Tanınan her insan güzelleştirseydi, kim kime yabancı olurdu. Daima mutlu olmak, mutsuzluğun temeli değil mi zaten. Önüne gelen, yahut seni tanımak isteyen aynı karakterde mi?
Tabiki değildir. Ahmet böyledir, Mehmet şöyle. Birileri güzelleştirmek yerine mahvedip gitmeyi tercih eder. Giden her kişi karakterini de ortaya koyar böylelikle.
Geldi,
Tanıdı,
Yaşadı,
Gitti.
Çok mu güzelleştirdi ?
Yanlışlarını toplasan doğrularını bile yakalayamıyor. Fazla uğraşıyoruz galiba, insanları hayatlara sokmak için. Başımıza bir şey gelse kimden bileceğimiz belli değil. Ulan okadar kişi var ki…
Her giden gittin mi tam gider. Elin kolun bağlı annenin seni okula gönderirken arkandan bakması gibi izlersin sadece. Bir kişi varken on kişiyi dahil etmek niye?
Sıla’nın da dediği gibi;
İki satırlık adamları, musallat ettik ömrümüze…

Samet ÇAHAN

Bir Cevap Yazın